YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14708
KARAR NO : 2012/2610
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BİRL.DAVA DVC. : VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA TÜRÜ : GAİPLİK VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine vekili, 430 ada 14 kapı nolu taşınmazın maliklerinin gaipliği nedeniyle…Defterdarı’nın kayyım olarak atandığını, kayyımla idarenin 10 yılı doldurduğunu ileri sürerek, … Medeni Kanununun 588. maddesi gereğince gaiplik kararı verilmesi ve taşınmazın Hazine adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Birleşen davanın davacısı, 430 ada 14 kapı nolu taşınmazın… Vakfından İcareli olduğunu mutasarrıflarının mirasçısız ölmesi veya gaipliği durumunda taşınmazın mülkiyetinin vakfına rücu edeceğini ileri sürerek, taşınmaz maliklerinin gaipliklerine karar verilmesi ve vakfı adına tescili isteğinde bulunmuş, davalar birleştirilerek görülmüştür.
Davalı Kayyım, iddiaların kanıtlanmasını istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın gaiplik isteği yönünden kabulüne, tescil isteği yönünden reddine, birleşen davanın gaipliğine karar verilen paydaşlar yönünden tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine ve davalı Kayyım vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava T.M.K. 588. maddesi uyarınca gaiplik ve Hazine adına tescil birleşen dava vakfına rücu nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup dosya içeriğinden ve toplanan delillerden asıl davanın gaiplik isteği yönünden kabulüne, tescil isteği yönünden reddine, birleşen davanın iptal tescil isteği yönünden kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ne varki, birleşen dava da davalı durumunda bulunan hazine ve kayyımın 3561 sayılı Yasa hükümleri gereğince kanuni hasım durumunda olup, yargılama giderleri ve 1957 tarih, 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu giderlerden sayılan avukatlık parasından sorumlu tutulamayacağı tartışmasızdır. O halde, mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Ancak, anılan bu hususlar yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hüküm fıkrasının 6. fıkrasındaki ‘Birleşen davada, kabul edilen miktar ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir edilen 500,00.-YTL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine’ ibaresi ile 8. fıkrasındaki ‘Birleşen davada davacı tarafından yapılan 12,00.-YTL tebligat giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine’ ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY’nın 438/2. (6100 sayılı HMY’nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.