Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/3339 E. 2011/6555 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3339
KARAR NO : 2011/6555
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları … …’ın diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak çekişme konusu taşınmazlardaki paylarını davalı oğluna satış göstererek bedelsiz devrettiğini ileri sürüp, tapuların miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazlardaki payları kendisi satın aldığı halde devirlerin muris adına yapıldığını, murisin sağlığında bu hatayı düzeltebilmek amacıyla dava konusu işlemi yaptığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işlemin danışıklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; tarafların miras bırakanı … …’ın 48 parça taşınmazdaki payını 9.5.1997 tarihli akitle ve satış suretiyle davalı oğluna temlik ettiği görülmektedir. Davacılar, bunların içinden 45 parça taşınmaz ile birlikte ayrıca 124 parsel sayılı taşınmazın kendilerinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalıya devredildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır.
Mahkemece, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama neticesinde 9.5.1997 tarihli akde konu edilen pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu mahkemece benimsenmek suretiyle bu akde konu olan 45 parça taşınmaz yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, dava konusu 124 parsel sayılı taşınmazın senetsizden 16.2.1976 tarihinde 1321 doğumlu … oğlu … adına kadastro çalışmalarında tespit edildiği, kadastro tespitinde adı geçen …’ın davalının dedesi olup, davalının 1967 doğumlu … oğlu … olduğu, 124 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden sonra intikal görmeyip halen dede Rahim adına kayıtlı olduğu ve bu taşınmazın davalı ile kayden bir ilgisinin bulunmadığı sabit olduğu halde 124 parsel sayılı taşınmazın da kabul kapsamına alınması doğru değildir.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.