YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3634
KARAR NO : 2011/4357
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 2318 parsel sayılı taşınmaza davalıların müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, çekişme konusu taşınmazda 65 yıldır annesi olan diğer davalının oturduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davacının aynı konuda ikinci kez dava açtığını, dava konusu taşınmaz üzerinde yeralan evin miras bırakan eşine ait olduğuna dair tapuda şerh bulunduğunu belirterek, öncelikle davanın reddine, elatmaya karar verilecek olması halinde ise hapis hakkı tanınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davalı …’nin elatmasının bulunmadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalının, haklı ve geçerli bir nedeni olmadan davacının kayden malik olduğu taşınmaza elattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacının aynı parselle ilgili olarak 20.08.1990 tarihinde Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/148 esas sayılı elatmanın önlenmesi istemli açtığı davanın kabulüne ilişkin 14.06.1991 tarihli kararın kesinleştiği, ancak o ilamın henüz infaz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; HUMK’nun 237. maddesi uyarınca kesin hükümden söz edebilmek için, yeni açılan bir davanın, birinci dava ile taraflarının, dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir.
Oysa, elatmanın önlenmesi bir haksız eylem olduğundan devam ettiği veya yenilendiği müddetçe her zaman yeni bir davanın konusunu teşkil edebilir. Hemen belirtilmelidir ki, kesin hüküm ancak hüküm anındaki durumu tespit eder. Hükümden sonraki döneme etkili olmaz. Bu nedenle yeni meydana gelen vakalara dayanılarak açılan ikinci dava, birinci davadaki kesin hükme aykırı düşmez.
Ne var ki; somut olayda ilk alınan elatmanın önlenmesi kararı infaz ettirilmemiş, eldeki davada da yeni vakalara dayanılmamıştır. Davacı ilk ilamı infaz ettirerek amacına ulaşabilecekken yeni dava açmasında hukuki yararı yoktur.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı …’ın temyiz itirazları belirtilen sebeplerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.