Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/3925 E. 2011/8269 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3925
KARAR NO : 2011/8269
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki davadan dolayı İznik Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.06.2010 gün ve 69-235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.07.2011 Çarşamba günü saat 9.20 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil; aksi takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir; hüküm müdahiller tarafından temyiz edilmiş, davalı da katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunmuştur.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacılar ile davalının ortak murisleri…in, sağlığında 8 sayılı parselinin tamamı ile 14 sayılı parselinin yarı payını davalı oğluna devretmesinden ötürü muris muvazaası hukuksal nedeniyle eldeki davanın açıldığı ve davacıların payları oranında iptal-tescil, olmazsa tenkis istendiği anlaşılmaktadır.
Üçüncü kişi konumundaki … ve arkadaşları ise, davalıdan olan alacaklarının sonuçsuz bırakılması amacıyla eldeki davanın danışıklı biçimde açıldığını iddia etmek suretiyle mahkemeye sundukları müdahale dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Adı geçenlerin davada bağımsız bir hak talepleri olmadığı ve davanın reddini istemekle yetindikleri gözetildiğinde, müdahale isteklerinin davalı yanında davaya katılma şeklinde gerçekleştiğinin; başka bir ifadeyle, HUMK.’nun 53-58. maddeleri çerçevesinde fer’i müdahil sıfatını taşıdıklarının kabulü gerekir.
Bu saptama karşısında, HUMK.’nun 57. maddesi uyarınca, ancak yanında davaya katıldığı tarafla birlikte hareket edebilen fer’i müdahillerin hükmü tek başlarına temyiz etme yetkilerinin bulunmadığı da tartışmasızdır.

Öte yandan, hükmü tek başlarına temyiz yetkileri bulunmayan müdahillerin geçerli bir temyiz istekleri olduğundan söz edilemiyeceğine göre, yasal temyiz süresi içerisinde temyiz iradesini göstermeyen davalının, müdahillerin temyiz dilekçesine katılma yoluyla HUMK.’nun 433/2. maddesine dayanarak hükmü temyiz etme imkanı da yoktur.
Hal böyle olunca, müdahillerin ve davalının TEMYİZ DİLEKÇELERİNİN REDDİNE, dosyanın yerel mahkemesine iadesine, 13.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.