YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7098
KARAR NO : 2011/11138
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı Fethiye 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24/06/2008 gün ve 2006/104 esas 2008/336 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 24/02/2011 gün ve 946-1851 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tazminat isteğine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne ilişkin hükmün temyizi üzerine Dairece işin esası benimsenerek kabul kapsamına alınan pay değerleri gözetilerek avukatlık ücreti ve nispi harca hükmedilmesi gereğine değinilerek kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten de; mahkemece kabul kararı verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı gibi bozma gerekçeleri de doğrudur.
Ancak mirasbırakan 9 nolu parselini temlik etmiş ve davalının paydaşı olduğu 8 nolu parsel ile tevhidi neticesi 22 parsel oluşmuştur. Mirasbırakanın 8 nolu parselle bir mülkiyet ilişkisi bulunmamaktadır. O halde 8 ve 9 nolu parsellerin tevhid sonucu oluşan 22 parsel sayılı taşınmazda gerek kendisinin önceden ve gerekse miras bırakandan gelen 9 nolu parsele karşılık olmak üzere toplam olarak 868/1054 oranında pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
Öyleyse; mirasbırakanın temlik ettiği 9 nolu bölümün, tevhid sonucu oluşan 22 parsel sayılı taşınmaz yüzölçümüne oranlanarak mirasbırakandan ara maliklere intikal eden payın belirlenmesi ondan sonra belirlenen bu paydan davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Anılan bu husus, karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından; davalı tarafın karar düzeltme isteği değinilen yön itibarı ile yerinde olduğundan 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi hükmü uyarınca KABULÜ ile yerel mahkeme kararını bozan daire kararına değinilen hususların da ilave edilmesine ve yerel mahkeme kararının genişletilmiş bu şekliyle BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.