Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/7988 E. 2011/9578 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7988
KARAR NO : 2011/9578
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,YIKIM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan ….’un kayden maliki olduğu 1222 parsel sayılı taşınmaza davalının yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazı haricen murisle takas ettiğini, kendi mülkü diye yapılandığını ve uzun yıllardır kullandığını belirtip davanın reddini, iyi niyetle yaptığı bina bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde ev bedeli ödeninceye kadar hapis hakkı tanımasını savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının uzun yıllardır yapılanmak suretiyle kullandığı, davalının iyi niyetle yaptığı ev ve ağaç bedelinin ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve dahili davalı … tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; Çekişme konusu 1222 parsel sayılı taşınmazın davacıların miras bırakanı Nefise Tuğrul adına kayıtlı olduğu, davalının ilgisi bulunmadığı, kendi miras bırakanı ile davacıların murisi arasında yapılan trampa nedeniyle 30 yıldan beri yapılanıp ağaç dikerek taşınmazı kullandığını savunduğu ve yerin adına tescilinin gerektiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, … Medeni Kanununun 706, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve Borçlar Yasasının 213. maddeleri uyarınca tapulu taşınmazların harici satışı ya da trampa edilmesi hukuksal anlamda geçersizdir.
Öte yandan, … Medeni Kanununun 725. maddesi gereğince taşkın inşaat nedeniyle savunma yoluyla temliken tecsil istenebilirse de aynı yasanın 724. maddesine dayanan haksız yapılanma nedeniyle temliken tescil davası açılıp, usulüne uygun harçlandırılmadıkça, savunma yoluyla iptal ve tescil kararı verilmesine de yasal olanak yoktur.
Ancak, davalılar harici takas nedeniyle yapılanmada iyi niyetli olduklarını savunduklarına göre, mahkemece gerçekten bir trampa olup olmadığı ve davacı tarafın davalılara ait taşınmazı tasarruf edip etmediklerinin açıklığa kavuşturulması, davalı tarafa ödenmesi muhtemel bedelin saptanması yönünden önemlidir.
Hal böyle olunca; trampa savunmasına konu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, taraflarla ilgili olup olmadığının tespiti, ondan sonra gerektiğinde yeniden keşif yapılarak trampaya konu taşınmazın kimin tasarrufunda olduğunun belirlenmesi, gerçekten trampa olup olmadığının açıkça tespiti ve yapılanmanın buna dayanıp dayanmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup ondan sonra hapis hakkı tanınması gerekip gerekmeyeceğinin takdiri, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.