Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/8112 E. 2011/10372 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8112
KARAR NO : 2011/10372
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları…’ın 9 parsel sayılı taşınmazdaki payını, oğulları olan dava dışı …ve…’a satış suretiyle devrettiğini, …ın payını akrabası olan dava dışı …a, onun da…’ın resmiyette boşandığı halde birlikte yaşadığı davalı …’ya,…l’in ise payını kayınbiraderi olan davalı …’e satış suretiyle temlik ettiklerini, murisin kız çocuklarından mal kaçırmayı amaçladığını ve yapılan temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve muris adına, mümkün olmadığı takdirde payları oranında mirasçılar adına tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … …arafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; miras bırakanın çekişme konusu taşınmazdaki payının davalılara temliklerinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun saptanmak suretiyle davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ……un bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; yargılama sırasında keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harcın tamamlanmadığı gözetilerek, kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmadığı gibi, iptal ve tescile karar verilen davacıların paylarının toplam değeri üzerinden karar ilam harcının hüküm altına alınması gerektiği halde, yanılgıya düşülerek taşınmazın tamamının değeri üzerinden yazılı şekilde harca hükmedilmiş olması da isabetsizdir.

Ne var ki; değinilen bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının 2 bendindeki; ” Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre 19.005,00.-TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.100,00.-TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacılara ödenmesine ” ibaresinin, yine hüküm fıkrasının 3. bendindeki; ” Alınması gerekli 2.772,24.-TL harçtan peşin alınan 121,50.-TL nispi harcın mahsubu ile eksik olan 14.564,25.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Alınması gerekli harçtan peşin alınan 121,50.-TL nispi harcın mahsubu ile 2.650,74.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına ” yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK.’nun 183.maddesi (HUMK.’nun 80.md.), 6100 sayılı HMK.’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK. 436/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.