YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8805
KARAR NO : 2011/11523
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, ECRİMİSİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar ve birleştirilen davanın davacıları, paylı biçimde adlarına kayıtlı 104
sayılı parseli davalının ekim yapmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve ecrimisil istemişlerdir.
Davaya asli müdahil sıfatıyla katılan Hazine, davalının nehir terki olan taşınmaza müdahale ettiğini belirterek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını söyleyerek davaların reddini savunmuştur.
Asıl ve birleşen davanın kısmen, asli müdahilin davasının ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; “davalının hukuken haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın 104 sayılı parsele el attığı anlaşıldığına göre, asıl ve birleştirilen davalar bakımından yazılı şekilde kabul kararı verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine. Hazine ile ilgili temyize gelince; bilindiği gibi, usul hukukumuzda asli müdahale müessesesi düzenlenmemiştir. Anılan hususun yargısal uygulamalarla benimsenmiş olmasının, dava konusu yapılmayan hak ve şey üzerinden davaya asli müdahil sıfatıyla katılabilme imkanı sağlamayacağı da kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, asıl ve birleştirilen davada dava konusu yapılmayan nehir terki kısım yönünden Hazinenin asli müdahale talebinin reddedilmesi gerekirken, asli müdahil sıfatıyla davaya katılmasına ve isteklerinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Diğer taraftan, birleştirilen dava bakımından ecrimisil faizinin reddedilen miktarı için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmemesi de isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, asıl ve birleşen davalar hakkında bozma öncesinde verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asli müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, asli müdahil tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Asli Müdahilin temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince asli müdahil Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.