Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/9209 E. 2011/11132 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9209
KARAR NO : 2011/11132
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı- birleşen davalı, 512 parsel sayılı zeytinlik vasfındaki taşınmazda kayıt maliki olduğunu, komşu 40 ve 59 parsel malikleri davalıların taşınmazın bir kısmını haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın kullandıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den 4.000.-TL. diğer davalı …’tan 2.000.-TL ecrimisilin tahsiline , birleşen davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ve birleşen davacılar, toprak tevzii komisyonu tarafından tespit edilen sınırlar dahilinde taşınmazları kullandıklarını, zeytin ağaçlarının 50 yaş civarında ve tümünün dikme olduğunu,dava açılıncaya dek aralarında bir ihtilaf olmadığını belirterek davanın reddini olmadığı taktirde temliken tescil savunmasında bulunmuş, birleşen dava da; davacı taşınmazının içinde kaldığı tespit edilen zeytin ağaçlarının aidiyetinin tespiti ve beyanlar hanesine şerh düşülmesi olmadığı taktirde ağaçların bedellerinin tazminine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinin kısmen kabulüne, birleşen muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğinin reddine, ağaç bedellerinin davacı- birleşen davalıdan tahsili ile davalılar- birleşen davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı (birleşen davalı) ve davalılar (birleşen davacılar) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil, birleşen dava ise muhdesatın aidiyetinin tespiti, tapu siciline şerh verilmesi olmadığı takdirde bedelin tahsili isteklerine ilişkin olup mahkemece; elatmanın önlenmesine, ecrimisilin kısmen kabulüne, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin isteğin reddine, ağaç bedellerinin davacından alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Gerçektende; mahkemece yapılan araştırma, inceleme, uygulama ve değerlendirme neticesinde; ağaç bedellerinin asıl davacıdan alınarak davalı- birleşen davanın davacılarına verilmesine ilişkin bölüm haricinde kalan hükme yönelik davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Davacının ağaç bedellerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalılar kayden davacıya ait (512 parsel) çaplı taşınmazın ayrı ayrı bölümlerinde yer alan delicelik ve menengiçleri aşılamak suretiyle 3573 sayılı Yasada öngörülen “zeytinlik” haline getirdikleri dosya kapsamı ile sabittir.

Hemen belirtilmelidir ki; 22.12.1995 tarih, 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca delicelik ve menengiçlerin aşılanarak semere verir ağaç haline dönüştürülmesi işlemi imar ve ihya işlemidir.
Somut olayda; davalılar, davacının çap kaydı kapsamında kalan yerlerdeki delicelik ve menengiç niteliğindeki ağaçları aşılamak suretiyle zeytinlik haline dönüştürmüşlerdir. Şayet bu olgu davalılar tarafından kadastrodan önce gerçekleştirilmiş olsa idi kadastro tespiti sırasında 766 sayılı Yasanın 40. ve 3402 sayılı Kadastro kanunun 19. maddesi hükmü uyarınca “tutanağın beyanlar hanesinde” davalıların adlarının gösterilmesi gerekirdi. Tutanakta bu hususun belirtilmemiş olması, aşılanma işleminin kadastro tespitinden sonra yapıldığını gösterir. Öyleyse bir başkasının çapı kapsamında bulunan yerlerdeki ağaçların aşılanmasında davalı tarafın iyiniyetli kabul edilmesi olanaksızdır.
Bu durumda özellikle … Medeni Kanunun 995/2. maddesi hükmü uyarınca; iyiniyetli olmayan zilyedin yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesi istenebilir. O halde anılan Yasal düzenlemede zorunlu giderlerin delicelik ve menengiçlerin aşılanması için yapılan emek ve masraf olacağında kuşku yoktur.
Hal böyle olunca; aşılama giderlerinin tespit edilerek davalı tarafa ödenmek suretiyle hüküm altına alınması gerekirken ağaç bedellerine hükmedilmiş olması isabetsizdir.
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.