Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/9235 E. 2011/9965 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9235
KARAR NO : 2011/9965
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları …ün 1159 parselde kayıtlı taşınmazdaki payını, tapuda satış gibi göstererek davalı kızına devrettiğini, yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, gerçek satış yapıldığını, muvazaa iddialarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalıya devrinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; hükmü her iki tarafında temyiz ettiği, ancak, davalı tarafın nispi temyiz harcı yatırmamış olduğu gerekçesi ile yapılan geri çevirme neticesinde, mahkemece nispi temyiz harcının yatırılması yönünde davalı vekiline muhtıra tebliğ edildiği ve verilen süre zarfında harç ikmal edilmemesi sebebi ile 12.05.2011 tarihli ek kararla temyiz isteğinin reddine karar verildiği, ek kararın davalı tarafa tebliğ edildiği ve ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmaktadır.
Toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle miras bırakanın çekişmeli taşınmazdaki payının davalıya temlikinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; muristen davalıya intikal eden çekişme konusu payın keşfen belirlenen değerinin 101.542,00.-TL olarak hesaplandığı ve kabul kapsamına alınan davacıların paylarının değerinin 57.117,37.-TL olduğu, davacı tarafça keşfen belirlenen değer üzerinden karardan önce 925,20.-TL tamamlama harcı yatırıldığı ve buna göre harcı tamamlanan ve kabul kapsamına alınan payların değeri üzerinden davacı taraf yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden davacı yararına eksik vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, tamamlama harcının alınması gereken harçtan mahsubuna karar verilmemiş olması da doğru değil ise de, anılan bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendindeki; ” Alınması gereken 3.392,74.-TL harçtan peşin alınan 405,00.-TL’nin mahsubu ile bakiye 2.987,80.-TL’nin davalıdan tahsiline ” ibaresinin çıkartılarak, yerine; ” Alınması gereken 3.392,74.-TL harçtan peşin alınan 405,00.-TL ile tamamlama yolu ile alınan 925,20.-TL olmak üzere toplam 1.330,20.-TL’nin mahsubu ile bakiye 2.062,60.-TL harcın davalıdan tahsiline ” ibaresinin, yine hüküm fıkrasının 5 numaralı bendindeki; ” Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT uyarınca 3.500,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ” ibaresinin çıkartılarak, yerine; ” Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.269,38.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.