YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9538
KARAR NO : 2011/11063
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM-ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 522 parselin kendisi ve kardeşine ait olduğunu, davalının ev ve ahır yaparak tecavüzde bulunduğunu, daha önce 1988/298, 1990/883 esas-karar sayılı ilam ile müdahalenin men’i ve kal kararı alındığını, ama infaz etmediklerini noterden ihtar çektiklerini, netice alamayınca dava açtıklarını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı, dava konusu yeri 1976’da davacının sattığı,…dan aldığını, 1988’de açılan dava sonucu 1995’te aralarında anlaşarak harici satış sözleşmesi ile 20.000.000.-TL’ye davacının davalıya sattığını, daha önce kaymakamlıktan davacı aleyhine men kararı aldırdığını ve üçüncü kişi aleyhine men davası kazandığını, vergi ödediğini, 34 yıldır oturduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, haricen satışın geçersiz olduğu, 1995 tarihli harici satış sözleşmesinin aslının dosyaya ibraz edilmediği, davalının yemin teklifi üzerine davacının sözleşme olmadığına dair yemin ettiği, önceki dava sebebiyle varsa da muvafakatin sona erdiği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; kayden mülkiyeti davacıya ait çaplı taşınmaza haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davalının ev ve eklentiler inşa etmek suretiyle elattığı saptandığından elatmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının, bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davacı 1988 yılında aynı davalı aleyhine Eyüp 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde elatmanın önlenmesi ve yıkım davası açmış, mahkemece 1988/298 esas 1990/883 karar ve 16.10.1990 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmesine karşın anılan ilam 20 yıl gibi uzun bir süre boyunca infaza konmamış, eldeki davanın açılmasından sonra takibe konulmuştur. Somut olayda, davacı davadan takriben 2 ay önce davalıya ihtar çekmiştir. Bu durumda, davacının uzunca bir süre davalıya ses çıkarmaması, taşınmazı boşaltması konusunda ihtarname göndermemesi, davalının kullanımına onay mahiyetini taşır. O halde, böylesi bir durumda davalının ecrimisil ile sorumlu tutulması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece davalıya ne zaman ihtarname gönderildiğinin saptanması ve bu tarih ile dava tarihi arasındaki dönemle sınırlı olmak üzere ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davalının önceki dönemi de kapsar şekilde ecrimisil ile sorumlu tutulması doğru değildir. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesine göre) HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.