Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/9822 E. 2011/10643 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9822
KARAR NO : 2011/10643
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 1235 parsel sayılı taşınmazının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesi ile Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/247 Esas, 2000/208 karar sayılı dosyası ile tapu kaydının iptal edildiğini ve kararın 16.06.2001 tarihinde kesinleştiğini, mülkiyet hakkının karşılıksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek, tazminata karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında tazminat miktarı yönünden dava dilekçesini ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kayden malik olduğu taşınmazının kıyı kenar çizgisi içinde kalması sebebi ile tapusunun iptal edildiği gerekçesi ile tazminat isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava, tapu kaydının iptalinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kayden davacıya ait çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesi ile kesinleşen Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/247 Esas, 2000/208 Karar sayılı ilamı ile tapusunun iptal edildiği belirlenmek sureti ile tazminat isteğinin hüküm altına alınmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, mahkemece tam tazminata hükmedilmesi iktiza ederken kararda yazılı oranda tazminatın tenkis edilerek hüküm altına alınmış olması doğru değil ise de, anılan husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış olup, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davacı, dava dilekçesinde 10.000.00.-TL. ecrimisil istediğine, ıslahla bu miktarı 83.600,00.-TL daha artırarak toplam 93,600,00.-TL’ye çıkardığına göre, dava dilekçesinde istenen ecrimisile dava tarihinden itibaren, kalan miktara da ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hüküm altına alınan ecrimisilin tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değil ise de, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından, mahkeme kararının 1. bendindeki ” Davacının davasının kısmen kabulü ile, 84.000.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Davacının davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00.-TL ‘nin dava tarihi olan 05.06.2008 tarihinden itibaren, 74.000,00.-TL’nin ıslah tarihi olan 17.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK.’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.’nun 80., 436/2 (6100 sayılı HMK.’nın 183.) maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.