YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1081
KARAR NO : 2012/4044
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 118 ada 3 parsel sayılı taşınmazın …../65355 payının 3083 sayılı yasa uyarınca Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce adına tescil edildiğini, ancak anılan yasa uyarınca geri alma koşulları oluşmadığı halde idarenin tek taraflı işlemi ile yolsuz olarak tapusu iptal edilerek davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, çekişme konusu payın tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davalı yanında davaya müdahil olan idare; davalı tarafından idari yargıya açılan davanın aleyhlerine sonuçlanması sebebi ile başka dağıtım arazisi kalmadığı için idari yargı kararının gereğinin yapılması amacıyla topraklandırma listesinde en son sırada bulunan davacıya ait arazinin tapusunun iptal edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; “… 3083 Sayılı Yasa uygulamasında hangi koşulların bulunması halinde taşınmazların kişilere özgüleneceği belirtildikten sonra hangi hallerin gerçekleşmesi halinde de geri alınacağı hususlarının anılan yasanın 10, 19 ve yönetmeliğin 49. maddesinde tereddüde yer bırakmayacak şekilde sarahaten açıklandığı, davacıya 3083 Sayılı Yasa uyarınca yapılan tahsis ve temlik işleminin idare tarafından iptalinin yasal olmadığı, hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … müdahil vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı ile müdahil vekilinin bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davacı taraf lehine dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden avukatlık parası tayin etmek gerekirken keşifte belirlenen ancak harcı tamamlanmayan bedel üzerinden fazla avukatlık parası tayin edilmesi doğru değil ise de, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 5. fıkrasında yeralan “ Davacı taraf kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tayin ve takdir edilen ve dava değeri üzerinden hesaplanan 4899,40.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “ Davacı taraf kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tayin ve takdir edilen ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih 2011/321 sayılı yürütmeyi durdurma kararı gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesinin “…belirlenen bu ücret Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz” kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği de gözetilmek suretiyle dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanan 780.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMY’nın 438/2. (6100 sayılı HMY’nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.