Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/10853 E. 2012/14642 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10853
KARAR NO : 2012/14642
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan annesi Kadriye Yatağan’a ait kat irtifakı kurulu 5 nolu meskeni vekili olan davalı oğlu Faruk’un vekalet görevini kötüye kullanarak satış suretiyle arkadaşı olan davalı …’a devrettiğini, öte yandan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payı oranında tescile, mümkün olmadığı takdirde payı oranında bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, murisin yaşlı ve bakıma ihtiyacının olması ve hastalık giderlerinin karşılanması amacıyla taşınmazın satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, çekişmeli yerde kiracı olarak otururken, satılacağını duyunca 60.000.-TL’ye satın aldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “… Somut olayda vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı iptal ve pay oranında tescil istendiği, ne var ki; miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, terekedeki paylar ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara ait olduğu, tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların terekeye giren mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde somut ve bağımsız paylarının mevcut olmadığı, o halde, dava dışı mirasçılarında bulunduğu gözetildiğinde, davacının vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeniyle ve kendi payına hasren tek başına dava açamayacağı, esasen, mülkiyet çekişmesini içeren ve değinilen nitelikli davada pay oranıyla açılan davanın dinlenilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, … Medeni Kanununun 702/4. maddesi hükmünün de ortaklığa ait mallara yönelik dışarıdan gelecek tehlikelere ve zararlara karşı koruyucu ve def’etmeye (… Medeni Kanununun 683/2.maddesinden kaynaklanan) ilişkin bir hüküm olup somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı, hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerektiği …” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.