Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/11989 E. 2013/9704 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11989
KARAR NO : 2013/9704
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, ECRİMİSİL VE ESKİ HALE GETİRME BEDELİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ıslah ettikleri dava dilekçesinde mülkiyeti ½’şer pay oranında kendilerine ait olan 371 parsel sayılı taşınmaza davalı şirketin toprak ve moloz dökmek, istinat duvarı ve yollar yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, duvar ve yol gibi yapıların yıkımı, toprak ve molozların kaldırılması ve eski hale getirilme bedelinin tahsili ile ecrimisil istemişlerdir.
Davalı, dava konusu parsele şirketin bir tecavüzünün olmadığını, hafriyatın Lot İnşaat tarafından döküldüğünü bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, dava tarihinde davacılar 371 sayılı kadastral parselin paydaşları ve toplamda tamamının malikidirler. Sonradan, yargılama sırasında imar uygulaması yapılmış olması ve imar parsellerinin oluşması davacıların bağımsız malik oldukları döneme ilişkin ecrimisil istemelerine engel teşkil etmemektedir. O halde, dava tarihindeki kadastral parsel esas alınmak suretiyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, taşınmaz üzerindeki molozların halen kaldırılmadığı gözetildiğinde davalının molozu kendilerinin de kaldırabileceğine ilişkin savunması kabul edilemez. Ancak hukuken 1400 ada 1 ve 1401 ada 1 parsellerin davacı …, 1400 ada 2 ve 1401 ada 2 parsellerin ise davacı … adına oluştuğu anlaşıldığına göre bu imar parsellerinin amacına uygun tasarruf edilmesinin sağlanması açısından zorunlu olan diğer bölümler üzerindeki molozun kaldırılması yönünden de gerekli bedelin yeniden bilirkişiler aracılığı ile hesaplatılması, gerektiğinde bu konuda ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.06.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile temyiz edilenler vekili Avukat …, Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Murat Ataker tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına ve aşağıda yazılı 17.493.20.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.