YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1579
KARAR NO : 2012/2055
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 663 ada 27 parsel bodrum kat 13 bağımsız bölüm numaralı depoya davalının eşya koymak ve anahtarını vermemek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazla hiçbir ilgisi olmadığını, taşınmazı kullanmadığını ve anahtarının da kendisinde bulunmadığını, ayrıca çekişmeli bağımsız bölümün kesinleşmiş mahkeme ilamıyla ortak alan olarak tesciline karar verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli bağımsız bölümün tapu kaydının hükmen iptal edildiği ve eldeki davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 663 ada 27 parsel bodrum kat 12 bağımsız bölüm nolu depo nitelikli taşınmazın kayden davacıya ait olduğu; Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.12.1990 tarih ve 1989/554 esas, 1990/1404 karar sayılı ilamıyla 13 nolu bağımsız bölümün kaydının iptali ile terkini ve ortak alan olarak tesciline karar verildiği ve hükmün kesinleştirildiği, anılan bu davada davacının taraf olmadığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu bağımsız bölümün kaydının iptali ile ortak alan olarak terkinine ilişkin hükmün, davanın tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, bilindiği üzere çap kaydı iptale kadar geçerlidir.
O halde, kayden malik olan davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığından söz edilemez.
Hal böyle olunca, işin esasının iddia ve savunma doğrultusunda araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.