Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/2943 E. 2012/7826 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2943
KARAR NO : 2012/7826
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 2 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız
bölümün davalılar tarafından haklı bir nedenleri olmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı …; taşınmazda kiracı sıfatı ile ikamet ettiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
Mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar, dairece; “ Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı ancak taşınmazı kullandıkları anlaşılmaktadır. Davacı çekişmeli taşınmazı 12.05.2008 tarihinde dava dışı, davalı …’nın oğlu, davalı …’nin kardeşi Erhan Kemal’den satın aldığı, dava açmadan önce davalıların kaydın önceki maliki ile aralarında kira sözleşmesi varsa ibraz edilmesi konusunda ihtarname çektiği, öngörülen sürede kiracılık ilişkisini gösteren bir belge gösterilmediğinden eldeki davayı açtığını ileri sürmüştür. Davalılar ise yargılama aşamasında 2007 ve 2009 yıllarında düzenlenen iki adet kira kontratı ibraz ederek taşınmazda kiracı olduklarını savunmuşlardır. Buna karşın davacı anılan kira sözleşmelerinin sonradan düzenlendiğini belirterek karşı çıkmış, bunun üzerine mahkemece ibraz edilen kira kontratlarının sıhhatlerinin görevli olan sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, davacı TMK’nın 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına dayalı olarak eldeki davayı açmış ve ibraz edilen kira kontratlarının eldeki davanın reddine dayanak yapılmak üzere sonradan düzenlendiğini iddia ettiğine göre, iddianın irdelenip değerlendirilmesinin eldeki dava içinde yapılması gerekeceği kuşkusuzdur. Gerçektende kira akitlerinin önceden düzenlendiğinin anlaşılması halinde davalıların taşınmazda haksız işgalci ( fuzuli şagil ) oldukları kabul edilemeyeceğinden davanın reddi gerekeceği, yok eğer hadise şeklinde yapılan inceleme ve araştırma sonunda, sonradan yapıldıklarının anlaşılması halinde, taşınmazı kullanımlarının hukuken haklı ve geçerli sebepleri olmayacağından ecrimisilin de belirlenerek, davanın kabulü gerekeceği de tartışmasızdır. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek gerekli incelemelerin yapılması gerekirken yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. davacının ve davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.358.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 21.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.