Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/3886 E. 2012/8606 K. 10.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3886
KARAR NO : 2012/8606
KARAR TARİHİ : 10.07.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, TEMLİKEN TESCİL

Taraflar arasındaki davadan dolayı Edremit 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.3.2011 gün ve 47-177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.7.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davacı … vekili Avukat ile İhbar Olunanlar … vekili Avukat ve İhbar Olunan … gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

492 sayılı Harçlar Yasasına bağlı I sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Yasanın 16.maddesi düzenlemesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Öte yandan, HUMK’nun 434. (6100 S.K. 366.maddeleri yollamasıyla 344.md.) maddesinde temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi, 10.05.1965 tarih 1/1 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla da peşin ödenmesi gerekli temyiz harcının; karar altına alınan karar ve ilam harcının dörtte biri olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, HUMK’nun 434/III.(6100 S.K. 368, 344 md.) fıkrasında ise, harcın tamamının ödenmemesi halinde ne gibi işlem yapılacağı usul ve esasları gösterilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; temyiz eden davacı tarafından temyize esas harcın tümü alınmadan (karar ve ilam harcının dörtte biri) dosyanın temyiz incelemesi için gönderildiği anlaşılmaktadır. Dairece yapılan geri çevirme kararında anılan hususun giderilmesi istenilmiş ise de; davacı tarafa HUMK’un 434 maddesi hükmü gereğince usulüne uygun olarak ihtaratlı davetiye gönderilmediği görülmektedir.
O halde; 6217 sayılı Yasanın 30. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü dikkate alınarak kararı temyiz eden davacı tarafa HUMK’un 2494 sayılı Yasa ile değişik 434. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 7 günlük kesin süre içerisinde nispi temyiz harcının ve posta masraflarının yatırılması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunu içeren ihtarlı davetiye gönderilmesi, verilen süre zarfında harç ve giderlerin tamamlanmadığı takdirde, mahkemece, HUMK’un 434/3. maddesi doğrultusunda ek karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.7.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.