Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/4093 E. 2012/7755 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4093
KARAR NO : 2012/7755
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 137 parsel sayılı taşınmazını davalıların çeşitli miktarlarla ayrı ayrı işgal ettiklerini, ayrıca davalılardan …nın sabit bir konteynır koyduğunu, davalı …’un ise prefabrik bir ev ile depo yaptığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuş, 22.04.2010 tarihli dilekçesiyle yargılama sırasında ölen davalı …’nin mirasçılarının davaya dahil edilmelerini istemiştir.
Davalılar Erol ve Mustafa çekişmeli taşınmazda dava konusu yapılan bölümleri zilyetlik devir sözleşmeleriyle henüz sicil kaydı oluşmadığı ve Kadastro Mahkemesinde görülen dava sırasında eşlerinin satın aldıklarını bilahare hükmen tescille davacı ve diğer mirasçılar adına tescil edilen 137 sayılı parsel hakkında eşlerinin açtıkları tapu iptal ve tescil davaları sonucunda eşleri adlarına pay tescillerine karar verildiğini, bu nedenle aleyhlerindeki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, diğer davalı … ise, aynı şekilde açmış olduğu iptal ve tescil davası sonucu dava dışı paydaş Rahmi’nin payının kısmen iptal edilerek adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiğini, davacınında taşınmazda kullandığı kısım bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Dahili davalılardan bir kısmı, yargılama sırasında ölen mirasbırakanları …’nin ve kendilerinin dava konusu taşınmaza müdahalerinin bulunmadığını beyan edip, aleyhlerindeki davanın husumet nedeniyle reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dahili davalılar aleyhine açılan davanın davalı sıfatı (pasif husumet) yokluğundan reddine, davalılar Mustafa, Erol ve Halit aleyhine açılan davaların ise esasdan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 137 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu ve davacının kayden paydaş bulunduğu; davalı …’nin mirasçılarının dava konusu taşınmaza elattıklarının kanıtlanamadığı; davalı …’in yargılama sırasında hükmen ve kayden, diğer davalılar …ve …nın eşlerinin de hükmen paydaş hale geldikleri ve adı geçenlerin taşınmazın belirli bölümlerini kullandıkları, davalılar … ve…nın kullanımlarının paydaş hale gelen eşlerine teban olduğu, taşınmazda paydaşlar arasında fiili kullanım biçiminin oluşmadığı ve davacının tasarruf ettiği yer bulunduğu belirlenip, benimsenmek ve paylı mülkiyet hükümleri gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, ihtiyari dava arkadaşı olan davalılar Erol, Mustafa ve Halit yönünden eldeki davanın aynı hukuki sebepten doğduğu ve tek bir (aynı) vekil ile temsil edildikleri gözetilerek davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalı için, ayrı ayrı avukatlık parasına hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki anılan bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6. bendinde yer alan “…5.732.00 şer TL. Nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ayrı ayrı ödenmesine” sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ …5.732,00 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.