Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/6062 E. 2012/9557 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6062
KARAR NO : 2012/9557
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanları…’ın, 10 parsel sayılı taşınmazını, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu olan davalıya tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, muris adına kayıtlı çekişmeli taşınmazın geldisi olan 451 ada, 13 parsel sayılı taşınmazın parselasyon masrafının karşılanması ve üste bir miktar para ödenme yapılması koşuluyla ifrazen oluşan 4 adet parselden biri olan 843 ada, 10 parselin 1998 tarihinde adına tescil edildiğini, alım gücünün olduğunu, bedeli karşılığında iktisap ettiğini, boş arsa olarak aldığı taşınmaza tek katlı ev yaptığını, murisin aynı tarihte davacıya 405 ada, 24 ve 27 parsel sayılı taşınmazları temlik ettiğini, bu taşınmazlar hakkında açtığı dava nedeniyle eldeki davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; temliki işlemin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; miras bırakan…’ın 843 ada, 10 parsel sayılı taşınmazı, davalı oğlu …a satış suretiyle temlikinin, muvazaalı ve mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğu saptanmak suretiyle davanın davacının miras payı oranında kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak; dava dilekçesinde dava değerinin 7.000,00.-TL gösterildiği ve keşfen belirlenen davacının miras payına karşılık gelen dava değeri üzerinden eksik harcın yargılama sırasında tamamlanmadığı gözetilerek davacı taraf yararına hüküm altına alınan avukatlık ücreti ” maktu avukatlık ücretinden az olamayacağı gerekçesiyle 1.200,00.-TL. ” olarak belirlenmiş ise de; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih 2011/321 sayılı yürütmeyi durdurma kararı gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin “…belirlenen bu ücret Tarifenin 2.kısmının 2.bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz ” kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, nispi avukatlık ücretinin maktu avukatlık ücretinden az olması olanaklı hale gelmiştir. Bu durumda anılan yürütmeyi durdurma kararı karşısında davacı taraf lehine hüküm altına alınan avukatlık ücreti doğru değildir.

Ne varki; anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 4. bendindeki ” davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200,00- TL vekalet ücretinin ( maktudan az olamaz) davalıdan alınarak davacılara ödenmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; “Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin edilen ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih 2011/321 sayılı yürütmeyi durdurma kararı gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12.maddesinin “…belirlenen bu ücret Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz” kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği de gözetilmek suretiyle dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanan 840,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.