YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8407
KARAR NO : 2012/11964
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı asıl dava ile, maliki olduğu taşınmazın bir kısmına komşu taşınmaz maliki olan davalı tarafından duvar örmek suretiyle müdahalede bulunulduğunu belirterek tecavüzün menine, taşınmazın kendisine teslimine; birleşen davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı birleşen dava ile, davacının sahibi olduğu taşınmazın 11814 parsel olarak tescil edilmiş iken 27.08.1997 tarihinde imar uygulaması nedeniyle 12407 parsel olarak tescil edildiğini, taşkın durumda olan binayı bu tescil işleminden önce iyi niyetle yaptığını, bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu belirterek temliken tescil talep etmiş, asıl davanın da reddini istemiştir.
Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, mülkiyeti davacıya ait olan 12407 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından taşkın olarak yapılan binanın üzerinde bulunduğu 10,13 m2 arsanın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline ilişkin karar 14. Hukuk Dairesi tarafından, taşkın yapının taşınmazların çapa bağlanmasından sonra mülkiyet hakkına el atılarak yapıldığı, çapa bağlı taşınmazlarda iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden birleşen davanın reddinin gerektiğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne, davalının davacı taşınmazının 10,13 m2’lik kısmı üzerindeki elatmasının önlenmesine, tecavüzlü kısımdaki yapının yıkılarak davacıya teslimine karar verilmiş, tarafların kararı temyizi üzerine aynı Dairece, davalının temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, asıl davada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne, asıl ve birleşen davalar yönünden davacı-birleşen dava davalısı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım, birleşen dava temliken tescil istemlerine ilişkin olup, mahkemece kayden davacıya ait çaplı taşınmazın bir kısmına davalının duvar örmek suretiyle müdahale ettiği belirlenerek asıl davanın kabulüne, çapa bağlı taşınmazlarda iyi niyet iddiası dinlenemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı karşı davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ne var ki, kısa kararda hükmün (4.) fıkrasında birleşen davada davalı karşı davacı lehine 550,00-TL vekalet ücreti takdir edilmişken, kısa karara çelişkili olarak gerekçeli kararda hükmün (4.) fıkrasında 600,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hükmün (4.) fıkrasındaki ‘…A.A.Ü.T göre hesaplanan 600.00.-TL vekalet ücretinin…’ ibaresi çıkarılarak yerine ‘…avukatlık ücret tarifesine göre 550,00.-TL avukatlık ücretinin…’ ibaresinin konulmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2. (6100 sayılı HMK’nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.