Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/9194 E. 2012/10971 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9194
KARAR NO : 2012/10971
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 5 parça taşınmazı hulus ve saffetinden yararlanarak davalının satış yoluyla temlik aldığını, eşine devir yapmak için tapu idaresine gittiğini, yaşlı ve hasta olup satışın farkında olmadığını, kendisine satış bedeli ödenmediğini, davalı tarafından kandırıldığını ileri sürüp , tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davasından feragat etiğini belirtmiştir.
Davalı, davacının feragati doğrultusunda işlem yapılmasını savunmuştur.
Davacının davasından feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, davacının hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden rapor aldırılması gereğine değinilerek bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının akit tarihinde ehliyetsiz bulunduğunun Adli Tıp raporuyla saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 9.10.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi,yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-
Dava, tapu iptali -tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de; dosya içeriğine, toplanan delillere, özellikle Daire bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor sonucuna göre, davacının akit tarihi ve öncesinde hukuki ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabul edilmesinde bir sabetsizlik yoktur.Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir Reddine.

Ancak, keşfen belirlenen dava değeri üzerinden yargılama sırasında eksik harcın tamamlanmadığı gözetilerek, vekalet ücretinin dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanması gerekirken, harcı tamamlanmayan değerin vekalet ücretine esas alınması doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının hüküm kısmının 4 numaralı bendindeki ” 2.239,68″ ibaresinin ” 840 TL.” olarak düzeltilmesine ve kararın bu şekilde 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.