Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/10137 E. 2013/10752 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10137
KARAR NO : 2013/10752
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, HACİZLERİN KALDIRILMASI

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil ile hacizlerin kaldırılması davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı …. Tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.02.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile diğer temyiz eden vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı … gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile tapu kaydındaki haciz şerhlerinin kaldırılması isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 147 ada 153, 155 ve 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazların davacı adına kayıtlı iken 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge niteliğini taşıyan 02.10.1998 tarihli sözleşme gereğince 09.10.1998 tarihli akitle davalı …’e satış suretiyle temlik edildiği saptanarak 147 ada 153 ve 155 parseller bakımından iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi ve yazılı biçimde vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi doğrudur. Davacının ve davalı ….nin bu taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının ve davalı ….nin diğer temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına kayıtlı iken dava dışı Gezi Turz. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. nin borcu nedeniyle davalı … ‘in de aralarında bulunduğu 5 kişiden oluşan borçlular aleyhine 01.06.2006 tarihinde, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2006/7945 esas sayılı takip dosyası ile, 1.060.000. USD (1.664.094,00 YTL) alacak için kambiyo senedine dayalı takip başlatıldığı, eldeki davaya konu 147 ada 153 ve 155 parseller ile birlikte 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına haciz şerhlerinin konulduğu, 147 ada 153 ve 155 parseller hakkında kıymet takdirine itiraz davalarının devam etmekte olduğu, 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazın yapılan kıymet takdirleri sonucunda Karabük 2. İçra Dairesinin 2011/128 Talimat sayılı dosyası üzerinden yapılan ikinci ihale sonucunda yargılama sırasında 13.05.2011 tarihinde, dava dışı … Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. ye ihale edildiği, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgeler ile de, anılan taşınmazın ihalesinin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 1086 sayılı HUMK.’nun l86. ve 6100 sayılı HMK.nun 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Bu usul kuralının kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.
Özellikle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125. maddesi, dava konusunun davalı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde devralan kişinin hukuk gereği davalı sıfatı ve buna bağlı olarak dava takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davalı ile süreceği esasını getirmiştir.
O halde, dava konusu taşınmazın dava dışı kişiye temlik edilmesi nedeniyle HUMK.’nun 186. maddesi (6100 sayılı HMK.’nun 125. maddesi) hükmü uyarınca, davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceklerinin sorulması ve bu yöndeki usuli eksiklik giderildikten sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan; dava konusu 147 ada 153 ve 155 parsel sayılı taşınmazlar 09.10.1998 tarihli akitle davalı …’e devredildikten sonra anılan taşınmazların tapu kayıtları üzerine bir çok haciz şerhleri konulmuş olup, hacizlerin kimin lehine olduğu da tapu kayıtlarından tam olarak anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca; 102 ada 11 parsel sayılı taşınmaz bakımından 6100 sayılı HMK. nın 125. maddesi uyarınca usuli işlemlerin tamamlanması, 147 ada 153 ve 155 parsellerdeki haciz şerhlerinin kardırılması isteği bakımından ise, davada şerh lehdarları yer almadıklarına göre bu istek yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacı ile davalı …Ş.nin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları belirtilen sebeplerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflar vekilleri için 990.00.’ar-TL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak alınıp verilmesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.