YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11564
KARAR NO : 2014/15136
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ve davalı … tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.09.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen ihbar olunanlar v.d. vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davacılar … … v.d. vekili Avukat, temyiz edilen davacı … …, davacı …, davalı …vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüyle, dava konusu 957 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulüne, 224 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların mirasbırakanı …’un kayden maliki bulunduğu 957 parsel sayılı taşınmazı vekil aracılığıyla 15/05/2007 tarihli satış akdi ile dava dışı … …’a temlik ettiği, onun tarafından da taşınmazın 16/05/2007 tarihinde davalı …’a devredildiği, 224 parsel sayılı taşınmazı ise 25/02/2005 tarihli satış akdi ile bizzat dava dışı … …’a satış yoluyla temlik ettiği taşınmazın, daha sonra sırasıyla 03/03/2005 tarihli akitle … …’a, 28/04/2005 tarihli akitle … …’e, 13/06/2005 tarihli akitle de davalı …’a devredildiği, kısıtlının vasisi tarafından …’un temlik tarihi itibariyle hukuki ehliyetinin olmadığı ileri sürülerek, eldeki davanın açıldığı, kısıtlının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçılarının davaya katılımı ile taraf teşkilinin sağlandığı, …’un gerek vekâletnamenin düzenlendiği gerekse, temlik tarihi itibariyle hukuki ehliyete sahip olmadığı hususunun 2659 sayılı Yasanın 7. ve 16. maddelerinde öngörülen şekilde Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan raporla saptandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Gerçekten de, davacı kayıt malikinin temlik tarihi itibariyle hukuki ehliyetinin olmadığı, maliki bulunduğu 224 parsel sayılı taşınmazın kısa süreli birbirini takip eden akitlerle devredildiği, son kayıt malikinin ara maliklerle arasında akrabalık ve arkadaşlık ilişkisinin bulunmadığı, satış bedelinin dava dışı … … vasıtasıyla ödendiğinin kanıtlandığı, taşınmazın halen son kayıt maliki tarafından kullanıldığı ve ara maliklerle el ve işbirliği içinde hareket ettiğinin, başka bir deyişle taşınmazı iktisabında iyiniyetli olmadığının kanıtlanamadığı belirlenmek ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı benimsenmek suretiyle davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı …’ın temyiz itirazlarına gelince;
Davaya konu 957 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise son kayıt maliki davalı …’ın İzmit’te ikâmet ettiği, taşınmazı görmeden vekil aracılığıyla satın aldığı, taşınmazın alımına aracılık eden vekil …’in aynı zamanda Çorlu’da emlak işiyle iştigal ettiği, ara malik … … ile arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğu, her ikisinin de emlakçı olduğu, davalıdan 15/05/2007 tarihinde aldığı vekâlet ile taşınmazın davalı adına tescilini sağlayabilecekken, 15/05/2007 tarihinde taşınmazı iktisap eden ara malik … …’dan 16/05/2007 tarihinde vekil sıfatı ile katıldığı akitle davalı adına satın aldığı, öte yandan ilk temlikte kısıtlının vekil ile temsil edildiği, vekilin kısıtlının torunu olduğu, 13/06/2006 tarihinde vesayet altına alındığını bilen ve bilmesi gereken konumunda olduğu gözetildiğinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı benimsenerek hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak kısıtlı- davacının yargılama aşamasında ölmesi karşısında şahsiyetin ölümle son bulacağına ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesi hükmü ile Devletin, bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek doğru sicile bağlama yolunda benimsediği genel ilke “dolu pafta sistemi” gözetilerek, davayı takip eden tüm mirasçılar adına miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken ölü kişi (mirasbırakan) adına tescile karar verilmesinde aynı isabetin sağlandığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının hüküm kısmının üçüncü paragrafındaki,
“Dava konusu Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, Türkgücü Köyü, 957 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile muris … adına tapuya tesciline,” cümlesinin çıkarılarak,
“Dava konusu Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, Türkgücü Köyü, 957 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile mirasbırakan …’un Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 11/05/2012 tarih, 2012/606 Esas, 651 Karar sayılı veraset ilamındaki mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin yazılmasına, davacılar ve davalı …’ın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.