Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/12743 E. 2014/14680 K. 23.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12743
KARAR NO : 2014/14680
KARAR TARİHİ : 23.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2013
NUMARASI : 2011/158-2013/208

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin ise kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.09.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili T. O. geldi, diğer temyiz eden davalı vekili Avukat gelmedi duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava; bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde, yurtdışında ikâmet ettiğini, davalının bunu fırsat bilerek taşınmazdaki eşyalarını boşaltıp, kiraya vermek suretiyle taşınmazdan yararlandığını, kira gelirinden payına isabet edeni vermediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise savunmasında; intifadan men edilmediğini, geriye dönük ecrimisil talep edilemeyeceğini, 15/03/2010 tarihinden önce konutun davacı tarafından kullanıldığını, belirtilen tarihten sonra bağımsız bölümü kendisinin kiraya verdiğini, 15/03/2010 tarihinden sonraki dönem için ecrimisil istenebileceğini savunmuş, mahkemece; payından daha az yer kullandığını öne süren paydaşın el atmanın önlenmesi davası açamayacağı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin reddine, taşınmazdaki pay ve davalının yaptığı zorunlu ve faydalı masraflar gözetilmek suretiyle ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu kat irtifakı kurulu, 3993 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda yer alan 9 nolu bağımsız bölümün tarafların mirasbırakanı Sevim Ercan adına kayıtlı olduğu, tarafların taşınmazda elbirliği halinde malik olup başkaca iştirakçinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; çekişmeye konu bağımsız bölümün tarafların mirasbırakanları adına kayıtlı olduğu, murisin ölümüne (25/02/2004 tarihinde) kadar davacının çekişmeli yerde murisle birlikte ikâmet ettiği, paydaşları arasında fiili bir paylaşımın olmadığı ve 15/03/2010 tarihine kadar konutun davacı tarafından kullanıldığı, belirtilen tarihten sonra konuttaki davacıya ait eşyaların davalı tarafından boşaltıldığı ve kiraya vermek suretiyle kullanıldığı, bunun üzerine davacının 12/04/2010 tarihinde Kaymakamlığa 3091 sayılı Yasa uyarınca müracaatta bulunduğu, kiracının müdahalesinin men’ine karar verilmesinin istenildiği, bu talebin davalıya da tebliğ edildiği dolayısıyla intifadan men koşulunun anılan tarih itibariyle gerçekleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Hâl böyle olunca; çekişmeli taşınmazda fiili paylaşımın bulunmadığı, davacının taşınmazda kullandığı bir yer olmadığı, böylelikle intifadan men koşulunun oluştuğu dikkate alınarak davalının paya vaki elatmasının önlenmesine ve intifadan men edildiği kabul edilen 12/04/2010 tarihi ile dava tarihi arasında işleyecek ecrimisil belirlenerek davalı tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile sabît olan masrafların saptanan ecrimisil miktarından mahsup edilmek suretiyle paya isabet eden ecrimisilin tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı ve davalı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan gelen temyiz eden davacı vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenden alınmasına, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.