Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/13555 E. 2014/15601 K. 14.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13555
KARAR NO : 2014/15601
KARAR TARİHİ : 14.10.2014

MAHKEMESİ : ÇORLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2013
NUMARASI : 2012/625-2013/127

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve dahili davacılar vekilleri tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.10.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat S.. T.., Avukat R…..geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar, miras bırakanları B..K..ait 463, 520, 521, 677, 802, 1049 ve 1050 parsel sayılı taşınmazlar ile B..K…ile miras bırakan anneleri N…K….nın paydaş olduğu 1049 ve 1050 parsel sayılı taşınmazları davalı kardeşleri İ.. K..’nın, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla dava dışı kişilere temlikini sağladığını ve elde edilen satış bedelleri ile Marmaraereğlisi ilçesindeki 5023 nolu parseli, Muratlı İlçesindeki 1227 nolu parseli, Çorlu’daki ..ada . ve ..ile .ada 60 ve Ö…öyü ..ada .olu parseldeki taşınmazlar ile Sanayi Sitesindeki A.Blok..nolu, E..Blok …nolu, .. etap .. Blok .. nolu dükkanlar ile ….ve ….plakalı araçları satın alarak, adına ve eşi ve çocukları olan diğer davalılar adına tescil ettirdiğini, öte yandan muris B..ün satmış olduğu 2189 nolu parselin satış bedelinin bir bölümünü de İsmet’in tahsil ettiğini, bu konuda murisin sağlığında Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/84 Esas sayılı dava açtığını, öte yandan miras bırakanlarından direk veya dolaylı olarak davalılara devredilen 7 parça taşınmazla ilgili olarak da Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/1064 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasının da bulunduğunu ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı taşınmazlar ile araçların kaydının iptali ile terekeye iadesine, bu talepleri uygun görülmez ise şimdilik 30.000.-TL bedelin, miras bırakanların ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında davacı S.. D..’nin ölmesi üzerine mirasçıları davayı takip etmişlerdir.
Mahkemece, Marmaraereğlisi ile Muratlı İlçelerindeki taşınmazlar yönünden açılan davanın ayrı ayrı tefrikine karar verilmiş, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise; iddiaların gizli bağış niteliğinde olduğu, 1.4.1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın uygulama yerinin bulunmadığı, ancak tenkis talep edilebileceği, ancak davacılar tarafından tenkis istenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 45. maddesi) hükmü gereğince, davalar arasında bağlantı bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek olması halinde davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.
Öte yandan aralarında irtibat olan davaların birlikte görülmesi dava ekonomisi ve adil yargılama ilkeleri uyarınca da bir gerekliliktir.
Somut olaya gelince; mahkemece yukarıda değinilen ilkeler gözardı edilerek aynı hukuki sebebe dayanılarak dava konusu yapılan taşınmazlardan Marmaraereğlisi’nde bulunan 5023 nolu parsel ile Muratlı’da bulunan 747 nolu parsel yönünden tefrik kararı verilerek, yeni esas numaraları üzerinden ilgili mahkemelere yetkisizlik kararları verildiği görülmektedir.
O halde; yetkisizlik kararları verilen Marmaraereğlisi’ndeki 5023 nolu parsel ile Muratlı’daki 747 nolu parsellerle ilgili dava dosyalarının eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra iddialar doğrultusunda tarafların bildirdikleri deliller eksiksiz toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı ve dahili davacılar vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekilleri için 1.100.00.’er-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.