Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/13784 E. 2014/16775 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13784
KARAR NO : 2014/16775
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ : SORGUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2010/105-2013/89

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı S.. Ş.. hakkında açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ile dahili davalı hakkındaki davanın ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı A.. Ş.. ile Ş..i Ş.. vekili, dahili davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 04.11.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan A.. Ş.. ve vekili Avukat Z.. B.., dahili davalı B.. Y.. vekili Avukat E.. B.. geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davacılar A.. Ş.. vd. Vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan babaları K.. Ş..’in dava dışı H.. B.. isimli şahsa bir parça taşınmazını devredip karşılığında onun taşınmazını davalı oğlu Ali’ye devrini sağladığını, murisin 174 ada 24 parsel sayılı taşınmazı ile Ali’nin Halil’den devraldığı taşınmazın da aralarında bulunduğu yerlerin imar uygulamasında birleştirilmesi neticesinde 1303 ada 4 nolu imar parselinin oluştuğunu, bu aşamada mirasbırakanın DOP hakkından da davalı Ali yararına feragat ederek aynı parseldeki Belediye payının da Ali’ye aktarılmasının sağlandığını, sözkonusu işlemlerle imar parselinde Alinin de paydaş kılındığını, daha sonra kat mülkiyetine geçilerek oluşan bağımsız bölümlerden özellikle bankaya kiraya verilerek tasarruf edilen 2 nolu dükkandaki 1/3 payın davalı Ali adına, 2/3 payı mirasbırakan adına kaydedilmesinden sonra murisin payını 10.10.2008 tarihinde diğer davalı çocuklarına satış göstermek suretiyle eşit paylarda devrederek ikinci eşinden olma erkek çocuklarının hepsini taşınmazda paydaş kıldığını, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarınatescile karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında davalı Soner’in payının dava dışı B.. Y..’e satış suretiyle devredilmesi üzerine, seçimlik haklarını iptal ve tescilden yana kullanarak devredilen pay yönünden yeni malike karşı davalarını sürdürmüşlerdir.
Davalılar Ali, Soner ve Şevki vekili, iddiaların doğru olmadığını, mirasbırakanın, oğlu Ali’ye herhangi taşınmaz devrinin sözkonusu olmadığını, diğer çocuklarına yapılan pay satışlarının da gerçek olduğunu, murisin temlik dışı çok sayıda taşınmazının olduğunu, davalı çocukların da alım gücünün bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlar, dahili davalı B.. Y.., iyiniyetli olduğunu, tapu kaydına güvenerek emlakçılık yapan davalı Soner’in payını, kendisine ait 664 ada 5 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüm ile takas ettiklerini, ayrıca banka kanalı ile 20.000.-TL ödediğini, işlemitakas şeklinde yapmak istediklerini ancak tapu memurunun yönlendirilmesi ile satış göstermek suretiyle işlem yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların mirasbırakanın ilk eşinden, davalıların ise ikinci eşinden olma çocukları oldukları tereke üzerinde taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, murisin mal satmaya ihtiyacının olmadığı, değerler arasında aşırı fark bulunduğu, buna göre temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, dava açıldıktan sonra Soner’in çekişmeye konu payını satın alan dahili davalı Bekir’in, Soner’i tanıyan ve onunla birlikte iş yapan kişi olması sebebi ile taraflar arasındaki ihtilaftan haberdar olabilecek kişi konumunda olduğu ve tapu kaydına güven ilkesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davalı S.. Ş.. hakkında açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yerolmadığına, diğer davalılar ile dahili davalı hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakanın dava dışı 29 ada 77 parsel sayılı taşınmazını 10.04.1989 tarihinde dava dışı Halis Başboğaoğlu’na satış suretiyle devrettiği, Halis’in de aynı gün 174 ada 47 nolu parselini mirasbırakanın davalı oğlu A.. Ş..’e satış suretiyle temlik ettiği, Ali’ye ait bu parselin imar uygulaması ile 1303 ada 2 nolu imar parseline gittiği, bu arada mirasbırakana ait kargir dört katlı otel vasıflı 174 ada 24 parsel sayılı taşınmazın da imar uygulaması ile 1303 ada 4 nolu imar parseline gittiği ve bu parselin 1284/2400 payının muris adına, 230/2400 payının M.. D.. adına, 886/2400 payının Sorgun Belediyesi adına tescil edildiği, taşınmazdaki belediye payından, 1421/18573 payın, Sorgun Belediyesi’nin 01.03.2007 tarihli, 76 nolu kararına istinaden A.. Ş..’in 1303 ada 2 nolu parseldeki payı ile trampa edildiği, öte yandan, Belediyenin bakiye payının bir kısmının da paydaş M.. D..’a, bir kısmının da murisin ”Belediye payını almak istemediği, oğlu A.. Ş..’a satılmasını istediği ” yönündeki yazılı beyanı da değerlendirilerek davalı A.. Ş..’e satıldığı, anılan taşınmazda 25.02.2008 tarihinde kat mülkiyeti kurularak 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu dükkan vasıflı bağımsız bölümlerin oluştuğu, çekişmeye konu yapılan 2 nolu bölümün kat mülkiyetine istinaden 2/3 payının mirasbırakan adına, 1/3 payının ise A.. Ş.. adına tescil edilmesinden sonra murisin 2/3 payını 10.10.2008 tarihinde eşit olarak diğer davalı oğulları Ş.. Ş.. ile S.. Ş..’e satış suretiyle devrettiği, yargılama sırasında Soner’in de payını 21.04.2010 tarihinde B.. Y..’e satış yoluyla aktardığı, B.. Y..’in de aynı gün kat mülkiyeti kurulu 556 ada 5 nolu parseldeki 2 nolu meskenini Soner’e devrettiği, 1916 doğumlu olan mirasbırakan K.. Ş..’in 15.10.2008 tarihinde öldüğü ve geride mirasçı olarak eşi A.. Ş.., ilk eşten olma çocukları olan davacılar, yine ilk eşten olma 2005 tarihinde ölen kızı Belgizar’ın çocukları olan dava dışı A..T .., A.. B.., N.. A.., A… Y.., N.. A.., S.. İ.. F.. T.. ile ikinci eşi Adile’den olma çocukları olan davalılar ile dava dışı kızları H..A.., A.. Ü..ile G.. S..’nin kaldıkları anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle; mirasbırakanın çekişme konusu 2 nolu bağımsız bölümdeki 2/3 payını 10.10.2008 tarihinde eşit olarak davalı oğulları Şevki ve Soner’e temlikinin 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek; davalı S.. Ş..’in bu şekilde edindiği 1/3 payını yargılama sırasında satış suretiyle devrettiği ve HUMK’nin 186. maddesi (6100 sayılı HMK’nun 125. maddesi)gereğince dava kendisine yöneltilen ikinci el durumundaki dahili davalı B.. Y..’in, durumu bilmesi gereken kişi konumunda olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK)1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı saptanmak suretiyle davalı Ş.. Ş.. ile dahili davalı B.. Y.. adına kayıtlı paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı Ş.. Ş.. ile dahili davalı B.. Y.. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı A.. Ş.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mirasbırakanın davalı oğlu A.. Ş..’e herhangi bir temlikin bulunmadığı, Ali’nin taşınmazdaki payını dava dışı H.. B.. isimli şahıstan ve Sorgun Belediyesinden satın alma yolu ile edindiği, bedellerinin mirasbırakan tarafından ödenerek sicil kaydının davalı Ali üzerine intikalinin sağlanması işleminin gizli bağış (elden bağış) niteliğinde olduğu ve koşullarının varlığı halinde TMK’nin 560. ila 571. maddesi arasında öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği, oysa davada tenkis isteği bulunmadığına göre davalı Ali adına kayıtlı pay bakımından 1.4.1974 tarihli ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gözetilmek suretiyle A.. Ş.. yönünden iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; keşfen belirlenen ve harcı ikmal edilen değer gözetilmek suretiyle kabul edilen kısım üzerinden davacı taraf yararına vekâlet ücreti takdir ve tayin edilecek yerde anılan husus gözardı edilerek davacı taraf yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Davalı A.. Ş.. vekili ile davacı vekilinin bu husulara ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nin 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen A.. Ş.. vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının gelmeyen diğer temyiz edenden alınmasına, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.