YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17689
KARAR NO : 2014/5094
KARAR TARİHİ : 06.03.2014
ESAS NO : 2013/17689
KARAR NO : 2014/5094
MAHKEMESİ : YENİŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2011/394-2013/238
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; 545 ada (380), 113 parsel üzerinde yer alan binanın zemin kat dükkanlarının (ardiye, kantar ofisi, depo ve eklentilerinin) davalılar tarafından işyeri olarak kullanıldığını, 216 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının tel çitle çevrildiğini ve öte yandan davalı S.. Ö..’ün bağımsız maliki olduğu ve halı saha olarak işlettiği komşu 115 parseli 113 parsele taşkın kullandığını, 113 parselin bir kısmının halı saha ve halı sahanın devamı niteliğinde sundurma, çay ocağı ve kafeterya olarak kullandığını, davalıların gerek bizzat kullanmak gerekse ihracaatçı firmalara sezonluk kiralamak suretiyle gelir elde ettiklerini, kullanımına engel oldukları gibi payına isabet eden gelirden de pay vermediklerini ileri sürerek eldeki davayı açmış, yargılama sırasında davalılardan Ö.. B.. ve S.. Ö.. hakkındaki davadan feragat etmiş, diğer davalı S.. Ö.. bakımından da keşfen belirlenen değer üzerinden davasını ıslah ettiğini bildirmiş, davalı S.. Ö.. ise; intifadan men koşulunun gerçekleşmediği” ecrimisil isteğinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddini savunmuş, mahkemece; davalılardan Ö.. B.. ve S. Ö. hakkındaki davanın feragat nedeniyle, davalı S.. Ö.. hakkındaki davanın ise intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından davalı S.. Ö.. hakkında kurulan hüküm bakımından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tarafların paylı mülkiyete tabi 545 (380) ada, 113 parsel ve 216 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda elbirliği halinde malik oldukları, davaya konu 545 (380) ada, 113 parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki katlı betonarme binanın yer aldığı, bir bölümünün ise davalılardan S.. Ö.. adına kayıtlı komşu 115 parsel sayılı taşınmazdaki halı saha ile bir bütün olarak çay ocağı olarak kullanıldığı, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulu olmayan iki katlı betonarme binanın zemin katındaki dükkanların ardiye, kantar ofisi, depo, depo eklentisi, soyunma- duş odası, kafeterya, büro ve wc olarak kullanıldığı, üst katında ise kaba inşaat halinde 4 adet daire bulunduğu, diğer dava konusu 216 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ise boş arsa vasfında olduğu görülmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki; davalılardan Ö.. B.. ve S.. Ö.. hakkındaki davanın fergat nedeniyle reddine, davalı S.. Ö.. hakkındaki davanın ise halen boş olan ve dava dışı anneleri A.. Ö.. tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanılan 216 ada, 1 parsel bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının 545 ada (380), 113 parsel bakımından temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak tabii (ürün veren taşınmazlar) veya hukuki (kira geliri getiren) semere getiren taşınmazlar, muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşması aranmaz. İntifadan men koşulu tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olayda; mahkemece yapılan uygulama sonucu uzman bilirkişilerden alınan 07.12.2012 tarihli krokili rapordan ve dinlenen tanıkların yeminli anlatımlarından; davalı S.. Ö..’ün kayden maliki bulunduğu 115 parselde işlettiği halı sahanın davaya konu 113 parsele 142 m² taşkın olduğu, yine 113 parselde 422 m² bölümün halı sahanın devamı niteliğinde çay bahçesi ve sundurma olarak işgal edildiği, gerek halı sahanın gerekse 113 parselde bulunan iki katlı binanın zemin katındaki bir kısım bölümün kafeterya, soyunma odası – duş, büro ve wc olarak halı saha kapsamında davalı Sebahattin tarafından işletildiği, öte yandan özellikle davacı tanıklarından M.. U..’ın beyanına göre zemin kattaki depo niteliğindeki dükkanın davalı S.. Ö.. tarafından ihracaatçı firmalara sezonluk kiralandığı, çekişmeye konu 216 ada, 1 parselin ise davalı S.. Ö..’ün birlikte ikamet ettiği anneleri A.. Ö.. tarafından kullanıldığı ve halen boş olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; davalı S.. Ö.. tarafından 113 parselde gerek halı saha gerekse halı saha işletmesi kapsamında kullanılan sundurma, çay bahçesi, iki katlı binanın zemin katındaki kafeterya, soyunma odası – duş, büro ve wc ve ihracaatçı firmalara kiralanan depodan hukuki semere elde edildiği dolayısıyla intifadan men koşulunun aranmayacağı açıktır.
Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazlardan 113 parselde davalı S.. Ö.. tarafından işletildiği anlaşılan halı saha ve bu işletme kapsamında kullanılan sundurma, çay bahçesi, iki katlı binanın zemin katındaki kafeterya, soyunma odası- duş, büro ve wc ve ihracaatçı firmalara kiralanan depodan elde edilen hukuki semereden, müştereken ve elbirliği halinde malik olan davacının payına isabet edecek ecrimisilin karar altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması yerinde değildir.
Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.