YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19037
KARAR NO : 2014/9147
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : ELMALI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/03/2013
NUMARASI : 2012/285-2013/459
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1582 parsel sayılı taşınmazın davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş., 1581 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, 1239 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi ile 1581 ve 1582 sayılı parsellere ayrıldığını, bu işlem sırasında yapılan yanlışlık nedeniyle 1582 parselin davacı adına olması gerekirken davalı Musa adına, 1581 parselin ise davalı Musa adına olması gerekirken kendi adına tescil edildiğini, bu nedenle Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/199 E sayılı dosyası ile görülen tapu iptali ve tescil davası neticesinde taşınmazların tapusunun iptaline, 1582 parselin davacı adına, 1581 parselin davalı Musa adına tesciline karar verildiğini, fakat yargılama devam ederken mahkemece tapu kaydına tedbir konulmadığı için taşınmazın icra takibi neticesinde satılarak davalı banka adına tescil edildiğini, bu nedenle iptal ve tescile ilişkin ilamı infaz edemediğini ileri sürüp, tapunun iptali ile 1582 parselin kendisi, 1581 parselin ise davalı banka adına tescilini istemiştir.
Gerçekten de; Elmalı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.11.2011 tarihli, 2010/199 Esas, 2011/260 sayılı kararı ile, çekişmeye konu 1581 ve 1582 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile, 1582 parselin davacı Ergün, 1581 parselin davalı Musa adına tesciline karar verildiği, anılan kararın 14.02.2012 tarihinde kesinleştiği, borçlu M.. A.. aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/1786 sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibi neticesinde ipotekli 1582 parsel sayılı taşınmazın yapılan ihale sonucu davalı Bankaya satıldığı, ihalenin kesinleşmesi üzerine 02.03.2012 tarih, 1078 yevmiyeli işlemle davalı Banka adına tescil edildiği, davacının kararın infazı için 25.06.2012 tarihinde Tapu Müdürlüğüne yaptığı başvurunun, taşınmazın bir başkası adına kayıtlı olduğundan bahisle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK’nin 705. maddesinde “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”
İİK’nun 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur.” denilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihale tarihinde kazanmış olacağına göre, dava konusu taşınmazı iyi niyetle satın aldığının anlaşılması halinde davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş.’nin bu ediniminin korunacağı kuşkusuzdur.
Ancak mahkemece davalı bankanın iyi niyetli olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamıştır.
Hâl böyle olunca; davalı Bankanın kazanımının iyi niyetli olup olmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılarak, bu yöndeki taraf delillerinin eksiksiz toplanması, mülkiyetin iyi niyetle edinildiği sonucuna ulaşılması halinde, davalı Bankanın Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinin korumasından yararlanacağı gözetilerek davanın reddine; yolsuz tescili bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olduğunun saptanması halinde ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.