Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/19513 E. 2014/5487 K. 12.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19513
KARAR NO : 2014/5487
KARAR TARİHİ : 12.03.2014

ESAS NO : 2013/19513
KARAR NO : 2014/5487
MAHKEMESİ : KINIK SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/07/2013
NUMARASI : 2013/53-2013/226

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 531 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında Nasuf olması gereken adının Nasuh; bütün paydaşların soyadlarının P. yerine, P; annesi Emine’nin baba adı hanesine Ömer eşi yazıldığını ileri sürerek söz konusu yanlışlıkların nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile, kayıt maliklerinden davacı N.. P.. ile onun mirasbırakanları E. P. ile Ö. P.’nun kimlik bilgilerinde hata yapıldığı saptanmak suretiyle bu kişiler bakımından düzeltme isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacının, kardeşleri olan diğer kayıt malikleri yönünden de kimlik bilgilerinin düzeltilmesini istediği, mahkemece bu talebin de kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir. Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu işlerin, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin HMK’nin 53. maddesi uyarınca aktif dava takip yetkisi vardır.
Somut olayda, diğer paydaşlar Ahmet, Fatma ve Zehra’nın payları bakımından davacının taraf sıfatı ve dava takip yetkisi olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, mahkemece diğer kayıt malikleri olan Ahmet, Fatma ve Zehra Pehlivan bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.