Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/19565 E. 2014/7595 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19565
KARAR NO : 2014/7595
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ : KARABÜK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2010/515-2013/162

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalı H.. A.. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Mehmet kızı H.. A.. adına taşınmaz kaydı bulunmadığından bu kişi bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise çekişme konusu taşınmazların temliklerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeye konu 135 ada 4 nolu parselin 20.03.2010 tarihinde senetsizden miras bırakan adına tespit edildiği, H.. A.. mirasçılarının 12.08.1971 tarihli harici gayrimenkul satış senedi sunarak 13.11.1945 tarih 8 ve 9 sıra nolu tapu kaydı bulunan taşınmazın murislerine satıldığını iddia ederek tespite itiraz etmeleri üzerine komisyonca yapılan tahkikat ve inceleme neticesinde taşınmazın 13.12.1945 tarih, 8 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilerek harici satış olgusuna değer verilerek Şaban kızı H.. A.. adına tespit ve tescil edildiği, davaya konu 135 ada 5 nolu parsel T.Sani 1945 tarih, 7 sıra nolu tapu kaydı ile, 130 ada 9 nolu parsel ise T.Sani 1945 tarih, 9 sıra nolu tapu kaydı ile muris adına kayıtlı iken 5 nolu parseli 14.05.1985 tarih, 8 sıra nolu tapu ile, 9 nolu parseli, 14.05.1985 tarih, 9 sıra nolu tapu ile Şaban kızı H.. A..’a sattığı, Hatice’nin 06.06.1994 tarihinde ölümü ile 29.07.1994 tarih, 1 ve 2 sıra nolu tapu kayıtları ile taşınmazların mirasçıları olan eşi Y.. A.. ile çocukları Ö.. A.., M.. Y.. ve Vasfiye Bilgay adlarına elbirliği mülkiyet olarak kaydedildiği, miras bırakan Yunis’in, paylı mülkiyet esasının kabulünden sonra 24.09.1994 tarih, 3 ve 4 sıra nolu tapu kayıtları ile paylarını eşit olarak çocukları olan diğer paydaşlara satış suretiyle devrettiği, 20.03.2010 tarihinde gerçekleştirilen kadastro tespiti sırasında 135 ada 5 nolu parsele 24.09.1994 tarih, 3 sıra nolu tapunun, 130 ada 9 nolu parsele 29.07.1994 tarih 4 sıra nolu tapu kaydının revizyon görerek eşit paylarla Ö.. A.., M.. Y.. ve Vasfiye Bilgay (Altın) adına tespit ve tescil edildiği, çekişmeye konu 638 ada 8 nolu parselin ise senetsizden Hatice Altun adına tespit ve tescil edildiği, ölümü ile murisinde aralarında bulunduğu mirasçılarına intikal ettiği ,muris Yunis’un bu taşınmazdaki payını da 29.07.1994 tarihinde eşit paylarla çocuklarına satış suretiyle devrettiği, 1921 doğumlu olan miras bırakan Y.. A..’ın 20.10.2002 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak 3. eşi davalı Mehmet kızı Hatice, ilk eşi Feride’den olma çocukları olan davacılar Y.. A.., M.. A.., dava dışı R.A. ile ikinci eşi Şaban kızı H.. A..’dan olma çocukları olan davalılar Ö.. A.., Vasfiye Bilgay ile M.. Y..’ın kaldıkları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; davalı Mehmet kızı H.. A..’ın çekişmeye konu taşınmazlar ve temliklerle ilgisinin bulunmadığı saptanmak suretiyle bu davalı yönünden pasif sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, kadastroda 135 ada 5 nolu parsel ile 130 ada 9 nolu parsel olarak tespit ve tescil edilen taşınmazların kadastro öncesinde miras bırakan adına kayıtlı iken ikinci eşi olan ve kendisinden önce ölen Şaban kızı Hatice’ye temlikiyle eşinden intikal eden 638 ada 8 parseldeki miras payının davalı çocuklarına temlikinin, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun saptanmak suretiyle bu taşınmazlar yönünden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalılar vekilinin 135 ada 4 nolu parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Hemen belirtmek gerekir ki; tapulu taşınmazın kadastro tespiti sırasında tapu malikinden başkası üzerine tespit edilmesi yanlış tapulama tespiti niteliği taşır. Zira tesbit tutanağını düzenleyen görevlilerin tapulu bir taşınmazı tapu maliki dışında bir kişinin üzerine tespit edebilmeleri için, Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddesi, Borçlar Kanunu’nun 213. (TBK.’nın 237.) Tapu Kanunu’nun 26. maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60. ve 84. maddelerine uygun olarak düzenlenmiş resmi bir belge aramaları, resmi bir belge bulunmayıp tapulu taşınmaz haricen satılmışsa 766 sayılı Tapulama Kanununun 32/e, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddelerinde öngörülen koşulların üzerine tespit gören kişi yararına gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemeleri veya miras bırakanın 766 sayılı Tapulama Kanununun 32/b, 3042 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddelerine uygun olarak tesbit tutanağına muvafakat beyanını almaları gerekir. Bunlar yapılmadığı takdirde muris muvazaasına dayalı olarak değil, tapulama tespitinin yanlış yapıldığından bahisle iptal ve tescil davası açma yoluna gidilmelidir. Zira çap kaydı miras bırakanın doğrudan muvazaalı temliki ile değil, resmi tespit memurlarının yanlış tasarrufları ile oluşmuştur.
Somut olaya gelince, çekişmeye konu 135 ada 4 nolu parselin kadastro tespiti sırasında miras bırakan adına tespit edildiği, ancak itiraz üzerine kadastro komisyonunca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 06.05.2010 tarihli kadastro komisyon tutanağında, taşınmazın miras bırakan Y.. A.. adına kayıtlı 13.12.1945 tarih, 8 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirtilerek, haricen Şaban kızı H.. A..’a satışına ilişkin sunulan 12.08.1971 tarihli gayrimenkul harici satış senedine değer verilerek taşınmazın miras bırakanın ikinci eşi olan Şaban kızı H.. A.. adına tespit edildiği ve tutanağın bu şekilde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, 135 ada 4 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın muris muvazaası koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.