YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19771
KARAR NO : 2014/6993
KARAR TARİHİ : 02.04.2014
MAHKEMESİ : GİRESUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2012
NUMARASI : 2011/164-2012/270
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “davacının mirasçıları tespit edilerek davada yer almaları sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de TMK’nin 28.maddesi uyarınca ölüm ile şahsiyet son bulduğu halde tapunun iptali ile ölü kişi adına tescile karar verilmesi de isabetsizdir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davacı H.. A..’ın mirasçıları tespit edilerek, tebligat işlemleri yapılmış, bir kısım mirasçılar tarafından dava takip edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde, mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Türk Medeni Kanununun 701/2. maddesi hükmüne göre elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifade ile tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır.
Öte yandan taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, dava şartlarındandır.Dava şartları kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece res’en gözönünde tutulması bir diğer hususta bozma ilamına uyulmakla tarafları yararına usulü kazanılmış hak oluşturacağından, somut olayda bozma ilamına uyulmuş ancak bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Hal böyle olunca, yargılama sırasında ölen davacıya ait veraset ilamına göre, davada yer almayan mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK’nun 640.maddesi gereğince atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.