YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20226
KARAR NO : 2014/7803
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ : ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2011/521-2013/728
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 477 ada 31 parselde yeralan 10 numaralı bağımsız bölümün ½ payının davacı F. kalan ½ payının ise davalı İsmet adına kayıtlı olup, tarafların 25.10.2000 tarihinde boşandıkları, davacının, birikmiş nafaka alacağı için 7.2.2008 tarihinde Adana 11.İcra Müdürülüğü’nün 2008/539 E. sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı, yoksulluk nafakasının artırılması isteğiyle de 29.05.2009 tarihinde 2009/525 E. sayılı dosyasına açtığı davanın retle sonuçlandığı, 28.03.2011 tarihinde ihtarname keşide ederek 2000 yılından itibaren 44.000 TL, tebliğden itibaren 1 yıl için 4.000 TL ecrimisil isteğinde bulunduğu, ayrıca 26.12.2003 tarihli adına hazırlanmış başka bir ev adresine ait su aboneliği makbuzunu dosyaya sunduğu, öte yandan davalı savunmasında taşınmazda boşanmış olmalarına rağmen 2008 yılının Nisan ayına kadar ortak yaşadıklarını belirtip, 26.10.2004 tarihli davacının adının da yeraldığı konutta kalanların kimlik bildirimi isimli belgeyi dosyaya sunduğu, keza davalı tanıklarının da davalının savunmasını doğrular nitelikte beyanda bulundukları görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Somut olaya gelince; davacının dava konusu taşınmazı 2008 yılı Nisan ayında boşaltığı davalının kabulünde olup, daha öncesi taşınmazın boşaltıldığı iddiası kanıtlanamamıştır. Öte yandan paydaşlar arasında ecrimisile hükmedilebilmesi için intifadan men olgusunun kanıtlanması gerekir, bu yönde yeterli araştırma yapılmamıştır.Taraf delillerinin yeniden değerlendirilmesi intifadan men iddiasının kanıtlanması halinde davacının dava konusu taşınmazı terk ettiği 2008 yılı Nisan ayından dava tarihine kadar hesaplanacak ecrimisilin davacının payı oranında hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin, temyiz itirazı açıklanan nedenlerle doğrudur. Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.