YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20572
KARAR NO : 2014/10190
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : ADANA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2010/2509-2013/555
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, mirasbırakanları “A.. kızı E..’nin kayden paydaşı olduğu çekişmeli 7 adet taşınmazın sicil kaydında kimlik bilgilerinin “E..” olarak yer aldığını ileri sürüp, mirasbırakanının soy adının ”T…” olduğunun tespitine karar verilmesi isteği ile eldeki davayı açmışlar, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 286, 287, 288, 289 ve 239 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan ‘A..kızı E..’nin, ‘Adana İli Ç… İlçesi S… köyü cilt/hane: 92/49’da nüfusa kayıtlı 01/07/1891 doğumlu 18565102626 T.C. Numaralı A.. kızı E… T…’ olduğunun tespiti ile tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin buna göre düzeltilmesine, 281 ve 282 sayılı parseller bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Ne varki, davacı tarafca dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazlardaki paydaşın kendi mirasbırakanları ile aynı kişi olduğunun tespiti talep edildiği halde; mahkemece, kayıt maliki ”A.. kızı E…”nin kimlik bilgilerinin düzeltilmesi şeklinde, HUMK’nun 74 ve HMK’nun 26. maddesine aykırı olarak talepten fazlaya hükmedilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, dava konusu 281, 282, 239, 287, 288 ve 289 parsel sayılı taşınmazlar yönünden TMK’nun 427. maddesi uyarınca kayyım atanmış olup, ilgili sıfatıyla kayyımın davada yer alması sağlanmadan sonuca gidilmiş olması da isabetsizdir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.