YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20943
KARAR NO : 2014/9650
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2013
NUMARASI : 2010/145-2013/401
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece 1827 parsele ilişkin tenkis isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına, banka hesabındaki paraya ilişkin tenkis isteği bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, çekişme konusu 1827 parsele ilişkin tenkis davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, mirasbırakanın banka hesabındaki paraya ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan Halide’nin davalı ile ortak banka hesabının bulunduğu, mirasbırakanın 05.04.2009 tarihinde öldüğü, 13.04.2009 tarihinde davalının ortak hesaptaki paranın tamamını çektiği anlaşılmaktadır.
TMK’nın 599. maddesine göre; mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla mirasçıların tüm tereke üzerinde hak sahibi oldukları tartışmasızdır.
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ortak banka hesabındaki bakiye para 22.375,81-TL’dir. Hesaptaki %50 pay mirasbırakana ait olduğundan mirasçılara intikal eden bakiye para 11.187,91-TL’dir. Bu durumda mirasbırakanın her iki mirasçısına da 5.593,95-TL isabet etmektedir.
Davacı, alacağın 5.593,95-TL olduğunu ileri sürmüş, mahkeme 5.593,82-TL’ye hükmetmiştir. 0,14-TL’lik alacak yönünden temyiz istenilmektedir.
Bilindiği üzere; 5219 ve 5236 sayılı Kanun ile HUMK nun 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.822,00-TL’den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
Temyiz eden davacı yönünden temyize konu edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Davacı dava dilekçesinde 10.000,00-TL alacak üzerinden talepte bulunmuş, mahkemece 5.593,82-TL’ye hükmedilmiştir. Bu durumda temyiz edenin sıfatı da gözetilerek, reddedilen kısım itibarıyla davacı yararına yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğrudur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine.
Ancak, yukarıda belirtilen yasa maddeleri uyarınca dava konusu edilen alacağa mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yerine dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.