Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/21088 E. 2014/10718 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21088
KARAR NO : 2014/10718
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2010/314-2013/494
DAVACI : K.. B..
DAVALI : F.. P..
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL

Yanlar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanlarına ait 3023 ada 13 parsel sayılı taşınmazda 6 mesken ve 1 dükkan olmak üzere 7 bağımsız bölüm bulunduğunu, 1 dairenin kendi kullanımında olduğunu, diğer bağımsız bölümlerin davalı ve dava dışı mirasçılar tarafından kullanıldığını, dükkanın da yıllardır davalı tarafından kiraya verildiğini ileri sürerek 3.9.2005-3.9.2010 tarihleri arasındaki dönemde dükkan için alınan kira bedellerinden payına düşen ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiş; davalı ise, dava konusu dükkan niteliğindeki taşınmazı mirasçılar arasından yapılan sözlü paylaşım gereğince kullandığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında fiili paylaşım yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, davacının ecrimisil istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu tarla vasfındaki 3023 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tarafların mirasbırakanı Z.P.. adına kayıtlı olduğu, üzerinde 4 katlı bina bulunduğu, binada bulunan 3 numaralı daireyi davacının, 2 numaralı daire ile dava konusu dükkan niteliğindeki taşınmazı davalının, diğer 4 meskeni dava dışı mirasçıların kullandıkları, Eyüp 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/1016 E-2002/786 K sayılı ortaklığın giderilmesi davası neticesinde ortaklığın satış suretiyle giderilmesine hükmedildiği ve karar 2.1.2003 tarihinde kesinleştiği halde ilamın infaz edilmediği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olaya yukarıdaki ilkeler uyarınca bakıldığında, dinlenen tanık beyanlarına göre çekişmeli taşınmazda paydaşlar arasında tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluştuğu kanıtlanamamıştır. Bu durumda olayda müşterek mülkiyet hükümlerinin uygulanması gerekeceği, davacının taşınmazda çekişmesiz olarak kullandığı bir yer bulunduğu, payından az yer kullandığını ileri süren davacının açtığı ecrimisil davasının dinlenemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.