Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/21196 E. 2014/9179 K. 05.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21196
KARAR NO : 2014/9179
KARAR TARİHİ : 05.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2011/486-2013/356

Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
, davalının kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, Kartal 7. Noterliği’nin 31/01/2008 tarihli vekaletnamesinde davacının, gerek sahibi olduğu gerekse murislerinden intikal eden Pendik ilçesi K.. köyü hudutlarında bulunan taşınmazları satması hususunda M… K..’yı vekil tayin ettiği, dava konusu Pendik ilçesi Doğu mahallesinde kain 1931 ada 357 parselde yer alan 7 nolu bağımsız bölümün davacı adına bilvekale M.. K.. tarafından 03/06/2008 tarihinde dava dışı Galip Kayı’ya satıldığı, bu kişinin de taşınmazı 06/01/2011 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiği, davacının, vekil M.. K..’nın yetkisi dışına çıkarak dava konusu taşınmazı sattığını ve kaydın yolsuz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, aşamada müdahale talebinde bulunan Hazine ve tapu müdürü M.. B..’nun feri müdahil olarak davaya kabul edildikleri anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 27. maddesi, uluslararası sözleşmeler ve Anayasanın 36. maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usûlüne uygun olarak davet etmeden, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını sağlamadan hükmünü veremez.
Somut olayda, davacı taraf, tanık listesi vererek üç tanık ismi bildirdiği halde mahkemece, tanıkların tamamının beyanları alınmadığı gibi yemin teklif etmek istediğini bildiren davacının, bu talebi yönünden de bir karar verilmeden sonuca gidilmiş olması isabetsizdir..
Hâl böyle olunca; öncelikle müdahil Hazine tarafından aynı nedene dayalı olarak davalı aleyhine açıldığı anlaşılan tapu iptal ve tescil davasının akıbetinin araştırılması ve dosyaların birleştirilmesinin düşünülmesi, HMK’nun 240. vd. maddeleri gereğince tanıkların dinlenmesi için gerekli işlemlerin yapılması, tarafların bildirdiği tüm delillerin toplanması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..