YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21319
KARAR NO : 2014/6275
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ : ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2013
NUMARASI : 2012/408-2013/363
Taraflar arasında görülen tapu maliki ile miras bırakanın aynı kişi olduğunun tesbiti davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında malik görünen kişi ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Gerek harç gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görevi belirlenmiş, 1086 sayılı HUMK’nun 8. maddesinin 1. fıkrasındaki mamelek hukukundan kaynaklanan değer ve miktara ilişkin hükümler 4. maddede yer almamıştır. Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesi uyarınca, 382. maddede belirtilen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. Ne var ki, 6100 sayılı HMK’nin geçici 1. maddesi hükmüne göre bu kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümler uygulanmaz.
Somut olayda; dava, 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğünden önce, 01.02.2011 tarihinde açılmış olup, yapılan keşif neticesinde taşınmazın değeri 447.100,00 TL olarak belirlendiğine göre, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu açıktır.
Hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, bu tür davalarda Tapu Müdürlüğünün ilgili sıfatı ile yer alması zorunlu olup, bu husus gözardı edilerek hasımsız açılan davanın görülmesi de isabetsizdir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları ve resen dikkate alınan nedenlerle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.