YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22329
KARAR NO : 2014/13941
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2013
NUMARASI : 2010/1019-2013/503
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, irsen maliki oldukları .. ada ..parsel sayılı taşınmazın zemin kat 1 bağımsız bölümünü davalının kuaför dükkanı olarak işletmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuşlardır.
Davalı, davacılardan Ahmet ile boşanmalarına karar verildikten sonra işbu davanın açıldığını ve davacıların kötüniyetli olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu..ada .. parsel zemin kat .. bağımsız bölüm nolu ve dükkan vasıflı taşınmazın davacıların mirasbırakanı olan İ.Ş.adına kayıtlı iken İsmet’in 24.01.2007 tarihinde ölümü üzerine mirasen davacılara intikal ettiği davalı Tuba’nın davacılardan Ahmet aleyhine 10.06.2010 tarihinde açmış olduğu boşanma davası sonucunda Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesi’nin 23.11.2010 tarih ve 488-1166 sayılı kararıyla boşanmalarına hükmedildiği; davacıların davalı aleyhine dava konusu taşınmazla ilgili olarak 12.05.2010 tarihinde açtıkları kira sözleşmesinin iptali davası sonucu “22.07.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin feshine” dair verilen Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 17.09.2010 tarih ve 1126-2502 sayılı kararının 10.11.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 10.12.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın mirasbırakanın sağlığında davalının kullanımına tahsis edildiği ve davacıların da, murisin ölümünden sonra davacı Ahmet ile davalı arasında geçimsizlik başlayıncaya dek davacının kullanımına muvafakatlarının bulunduğu, başka bir ifadeyle; bu muvafakatlarını, davacı Ahmet ile davalı arasında düzenlenen kira sözleşmesinin iptali yönünde açtıkları dava ile geri aldıkları dosya kapsamıyla sabittir.
O halde, muvafakat geri alınmakla, davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın çekişmeli taşınmaza elattığı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Ecrimisil, kötü niyetli zilyetin malike ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatı olduğuna ve davacılar 12.05.2010 tarihinde açtıkları kira akdinin iptali davasıyla muvafakatlarını geri aldıklarına göre; 12.05.2010 tarihinden eldeki dava tarihine kadar olan dönem itibariyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi ve diğer dava konusu dönemler itibariyle ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, 22.07.2008 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem dikkate alınmak suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Kabule göre de; dava dilekçesinde, talep edilen ecrimisile faiz yürütülmesi yönünde istek olmadığı halde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde talep aşılmak suretiyle ecrimisile faiz işletilmesi de isabetsizdir.
Davalı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.