Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/2463 E. 2013/9242 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2463
KARAR NO : 2013/9242
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı-karşı davalı, kendisi gibi 1330 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan davalının, taşınmazda payından fazla yer kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, ıslahla da yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, elatmanın önlenmesi davasının reddi gerektiğini belirtmiş, bozma ilamından sonra açtığı ve asıl dava ile birleştirilen davada da, 997 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 15 yıldan beri malik sıfatıyla kullandığını, bu yerde davalının bir hakkının bulunmadığını, bedelsiz olarak kendisine devredilmesi gerektiğini, olmadığı takdirde TMK’nun 724 ve 729. maddeleri uyarınca adına tesciline karar verilmesini istemiş, bozma ilamı sonrasında talebini tazminata dönüştürmüştür.
Elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, yıkım isteğinin ve birleşen dosyadaki tapu iptal ve tescil davasının reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “… imar uygulamasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, imar uygulamasının kesinleşmiş olduğunun saptanması halinde taşınmazın mülkiyet durumu yönünden davacının davadaki sıfatının etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi, etkilenmediğinin tespiti durumunda imar çapının kadastral yöntemlere uygun biçimde yerinde uygulanması, nizalı bölümlerin bu parsel kapsamında kalıp kalmadığının kesin şekilde ortaya çıkarılması, imar uygulamasının iptal edilmiş olduğunun saptanması halinde ise, kadastral mülkiyet durumunun ihyasının gerekip gerekmediğinin üzerinde durulması, tüm paydaşları bağlayan bir kullanım biçimi oluşup oluşmadığının araştırılması, bununla birlikte Adi Şirket Sözleşmesi başlıklı tarihsiz belgenin de gözetilmesi, kullanma biçimi ya da özel parselasyon sözkonusu değil ise, uyuşmazlığı paylı mülkiyet hükümleri gereğince çözüme kavuşturulup, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi…” gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, elatmanın önlenmesi davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tapu iptal tescil isteminden tazminata dönüşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.05.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı …’nun temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 990.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 3.15.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.