Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/8386 E. 2013/10714 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8386
KARAR NO : 2013/10714
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, mirasbırakan annesi …’nin maliki olduğu 525 parselde yer alan 24 nolu bağımsız bölümü ½ şer pay oranında kardeşi Vahide’nin çocukları olan davalılara 30.01.2008 tarihinde ve 583 ada 51 parsel sayılı taşınmazdaki 1/12 payını ise 30.05.2008 tarihinde davalı …’a bedelsiz devrettiğini, yapılan temlikin muvazaalı olduğunu, davalıların mirasbırakanın yaşlılığından yararlanıp hile ile kandırarak taşınmazları ellerine geçirdiklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davacının mirasçı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,mirasbırakanın davalılar tarafından kandırıldığı ve muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava ve birleşen dava, muvazaa ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle;mirasbırakanın iradesi aslında bağış olduğu halde satış gösterilerek taşınmazların davalılara temlik edildiği ve işlemin muvazaalı olduğu belirlenerek nüfus kayıtlarına ve aksi kanıtlanamayan mirasçılık belgesine itibar edilmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından başlangıçta asıl davada 10.000,00 TL ve birleşen davada 10.000,00 TL olarak gösterilen dava değeri üzerinden nispi harç yatırılmış,yargılama sırasında da taşınmazların keşfen saptanan ve davacının payına isabet eden 188.075,36 TL üzerinden tamamlama harcı yatırılmıştır. Keşifte belirlenen değerin asıl davada davacının payına isabet eden miktarın 133.081,61 TL olduğu ve birleşen davada ise davacının payına isabet eden miktarın 54.993,75 TL olduğu
anlaşılmakla bu miktarlar üzerinden asıl ve birleşen davada davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl davada 105.584,73 TL ve birleşen davada 27.496,87 TL değer üzerinden eksik vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de, anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının (2/b) bendinde yazılı bulunan “10.496,78 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “12.434,90 TL” ibaresinin yazılmasına,yine hüküm fıkrasının (3/b) bendinde yazılı bulunan “3.274,66 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “6.299,31 TL”ibaresinin yazılmasına davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 436/2. (6100 sayılı HMK’nın 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.