Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10168 E. 2014/12124 K. 19.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10168
KARAR NO : 2014/12124
KARAR TARİHİ : 19.06.2014

MAHKEMESİ : AKSARAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/01/2013
NUMARASI : 2012/431-2013/59

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-

Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 2485 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı, dava konusu taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığını, tahliye istemli davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, işgalin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının, davacının bayii ile yapılan kira sözleşmesine istinaden kullandığı, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra davalıya ihtar göndermediği, işgalin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 2485 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davacının bayii E. D.. ile davalı arasında dava konusu taşınmazın kiralanmasına ilişkin 26.01.2011 tarihli kira sözleşmesinin ve aynı tarihli protokolün dosyaya sunulduğu görülmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki, davacının bayii ile davalı arasında gerçekten geçerli bir kira sözleşmesinin var olması halinde bunun yeni maliki de bağlayacağı ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira hükümleri çerçevesinde çözümleneceği kuşkusuzdur.
Nitekim somut olayda, davacı davalı tarafından dosyaya ibraz edilen 26.01.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin eldeki dava açıldıktan sonra tanzim edildiği yolunda itiraz etmiş olup, uyuşmazlığın çözümü için bu iddianın açıklığa kavuşturulması gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca; davalı tarafından ibraz edilen çekişme konusu taşınmazın kiralanmasına dair 26.01.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin muvazaalı düzenlenip düzenlenmediğinin taraflardan delilleri de sorularak açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.