Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/10287 E. 2015/10720 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10287
KARAR NO : 2015/10720
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ : ÇARŞAMBA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2013/214-2013/462

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davalı A.. G.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacılar vekili tarafından dava konusu taşınmazdaki müdahalenin sona erdiği ve davanın konusuz kaldığı bildirildiğinden; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalıların intifa hakkını terkin ettikleri, zararı karşılamayarak haklarında dava açılmasına sebebiyet verdikleri ve yargılama sırasında bir anlamada haksız olduklarını kabul ederek söz konusu zararı ödedikleri gerekçesiyle yargılama masraflarının da davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; karar, davalı A.. G.. vekilince temyiz edilmiştir.
Çekişme konusu 54 ada 2 parsel sayılı avlulu kargir nitelikli taşınmazın 1/2 payının davacıların mirasbırakanı adına, 1/2 payının ise Cemalettin oğlu K.. K.. adına kayıtlı olduğu, sabittir.
Davacılar, dava konusu taşınmaz üzerinde bulanan iki adet dairenin, davalılar tarafından haksız olarak kullanıldığını ileri sürüp, eldeki davayı açmışlar, yargılama aşamasındaki davacılar vekilinin tecavüze son verildiğine dair beyanı esas alınmak suretiyle mahkemece hüküm kurulmuştur.Oysa davalı vekilince davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerine hükmedilirken haksız çıkan tarafın araştırılması gerektiği,kaldı ki gerekçede belirtildiği üzere davalılar adına geçerli intifa tesis işlemi bulunmadığı gibi dava konusu taşınmazla davalılar arasında illiyet bağının da olmadığı belirtilmiş, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesi gerektiğine değinerek hükmü temyiz etmiştir.
Davanın konusuz kalması halinde kurulacak hükmün sonuçları ile sair şekilde kurulacak hükmün sonuçlarının aynı olmayacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, yargılamaya devam edilerek dava konusu taşınmaza dava tarihi itibariyle davalıların el atmasının var olup olmadığı saptanmalıdır. Bir başka ifadeyle davalıların dava açılmasına sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi ve yargılama giderlerinin de buna göre karar altına alınması gerekeceği açıktır.
Ne var ki, mahkemece davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmamış müdahale olgusu belirlenmemiş,davalıların taşınmazı haksız kullanımlarının tespiti halinde ise dava açıldıktan önce mi ya da sonra mı dava konusu taşınmazı boşalttıkları,duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmamıştır.
Hâl böyle olunca, yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması davalıların taşınmaza müdahalesi olup olmadığının müdahale var ise dava açılmadan önce mi sonra mı sonlandırıldığının belirlenmesi hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,
değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.