YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1085
KARAR NO : 2014/18654
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2011/410-2013/571
Yanlar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, çekişme konusu 10 parselde kayıtlı 16 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/881 Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, ancak davalının dava süresince taşınmazda ikamet etmeye devam ettiğini ileri sürerek 01.07.2004 ile 29.09.2006 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, ecrimisil istenilen dönemde taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu, öte yandan talebin bir kısmının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmaz kayden davalı D.. İ..’ye ait iken, taşınmazın davalının satışa yetkili vekil olarak atadığı dava dışı A. S. tarafından 28.07.2003 tarihinde davacıya satış suretiyle devredildiği, sonrasında davalının 29.06.2004 tarihinde Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ile dava dışı A. S. aleyhine taşınmazın vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle devredildiği iddiasıyla tapu iptal tescil davası açtığı, yapılan yargılama sonunda eldeki davanın davacısı N.. M.. yönünden davanın reddine, vekil Ahmet yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın Dairece 13.05.2008 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, ecrimisil kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir bedeldir.
Somut olaya gelince; davalı, taşınmazını ecrimisil davasının davacısına satmasına rağmen taşınmazda oturmaya devam ettiğine göre iyiniyetinden söz edilemez.
Öte yandan 25.5.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre ecrimisil davaları 5 yıllık zamanaşımına tabii olup, davalı da süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu durumda 04.05.2011 tarihinde açılan zamanaşımı gözetildiğinde davacı ancak 04.05.2006 tarihi ile 29.09.2006 tarihi arasındaki süre için ecrimisil isteyebilir.
Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen dönem bakımından belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin hacrın temyiz edene geri verilmesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.