YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10978
KARAR NO : 2014/12258
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2012
NUMARASI 2008/386-2012/425
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın ise husumetten reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar ve davacı H.. K.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tazminat, birleşen davalar ise yolsuz tescil ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı Cemile’nin, oğlu olan davalı M. Ş..’i vekil tayin ettiğini ancak vekilin, vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu 30924 ada 8 parseldeki 75/628 payını diğer davalı R. N..’e temlik ettiğini ileri sürerek asıl davayı açtığı ancak yargılama aşamasında öldüğü, davacı Halime’nin, birleşen 2010/462 E.sayılı davada, çekişme konusu 30924 ada 8 parselde dava dışı Keçiören Belediyesi tarafından davalı M.Ş..e yapılan tahsis işleminin hatalı olduğunu, birleşen 2011/12 E. sayılı davada ise, mirasbırakan Cemile’nin anılan taşınmazdaki payını muvazaalı şekilde R. N..e devrettiğini ileri sürerek açtığı davaların, asıl davayla birleştirilerek görüldüğü; mahkemece, kısa kararda asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği fakat gerekçeli kararda, birleşen davalardan biri yönünden husumet nedeniyle reddine, diğeri bakımından dosyadan tefriki ile başka bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu aynı yasanın 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada HMK’nın 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.
İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa kararla daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.
Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK’nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek, kısa kararda birleşen davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda birleşen 2010/462 E. sayılı davanın husumet nedeniyle reddine; birleşen 2011/12 E. sayılı davanın ise asıl dosyadan tefriki ile başka bir esasa kaydedilmesine karar verilerek kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar oluşturulması doğru değildir.
Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün l0.04.l992 gün, l992/7 Esas, l992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmek üzere (6100 sayılı HMK’nın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.