YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11396
KARAR NO : 2014/13799
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ : FATSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2013
NUMARASI : 2012/132-2013/90
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu … Ve … parsel sayılı taşınmazlarda tarafların ortak mirasbırakanı Ş.Ö.’ün paydaş olduğu, mirasbırakanın dava konusu …anıldığını, gelirlerinden yararlandırılmadıklarını ve davalı M.. O..’un .. parsel sayılı taşınmaz üzerine rızaları dışında ev yaptırdığını ileri sürerek eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu …. parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından kullanılmadığı saptanarak bu parseller bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E., 2002/114 K. sayılı ilamı)
Somut olayda, ecrimisile hükmedilen taşınmazların tamamının tarafların mirasbırakanı Ş. Ö. adına kayıtlı olmadığı, mirasbırakanın 393 parsel dışındaki taşınmazlarda iştirak halinde malik olduğu gözetilmeksizin mirasbırakan taşınmazlarda müstakil malikmiş gibi ecrimisil hesaplanarak hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, mahkemece alınan 21.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda, dava konusu .. ve … parsel sayılı taşınmazların bir kısmının boşluk olduğu bildirildiği halde davacıların bu taşınmazlarda çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabilecekleri bir yer bulunup bulunmadığı belirlenmeden sonuca gidilmiş olması da isabetsizdir.
Diğer taraftan yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması zorunlu olduğu halde .. parsel sayılı taşınmazın tüm maliklerinin davada yer alması gerektiği düşünülmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca, … parsel maliklerinin davada yer almalarının sağlanması, dava konusu .. ve .. parsel sayılı taşınmazlarda davacı tarafın çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir yer bulunup bulunmadığının araştırılması ve diğer taşınmazlarda mirasbırakanın paydaş olduğu da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
Tarafların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.