YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11427
KARAR NO : 2015/13259
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ : ÇAYKARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2012/128-2014/77
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davalı E.. S.. A.Ş. bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı adi ortaklık bakımından ise davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Adi Ortaklık vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ………………. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Enerji-Sa A.Ş. bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı adi ortaklık bakımından ise davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı adi ortaklık vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür davalarda, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesi) ve 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminatın toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değerinin elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinde öngörüldüğü şekilde işlemlerin yerine getirilerek gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava dilekçesinde dava değerinin tüm talepler bakımından ayrım yapılmadan 1.000,00-TL olarak gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi isteği bakımından bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında elatmanın önlenmesine konu edilen arzın değerinin saptanmadığı, karar ve ilam harcının da hükmedilen ecrimisil ve tazminat miktarı üzerinden belirlendiği görülmektedir.
./..
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanacak dava değeri üzerinden nispi tarifeye göre harcın tamamlatılması, bu koşul yerine getirildiği taktirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı adi ortaklık vekilinin temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün öncelikle açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.