Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/12452 E. 2014/16145 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12452
KARAR NO : 2014/16145
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ : KONYA 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/413-2013/616

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ….. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Dava, tapu kaydındaki yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkindir.
Davacı; nüfus kütüğünde soyismi “Fındık” olduğu halde 478 ve 483 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında “Badem” yazıldığını ileri sürüp, soyisminin nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur..
Mahkemece; kısa ve gerekçeli kararda “davanın kabulüne” denildiği halde 478 parsel yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmayıp, 483 parseldeki 1/8 payın maliki “Hatice ” soyadının “.. olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297.maddesine göre;”(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “
şeklinde düzenlenmiştir.
Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratı
Nitekim, uzun süre uygulanan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 388 ve 389. maddelerinde de yer alan benzer hükümler nedeniyle, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir.
Somut olayda kısa ve gerekçeli kararda davanın kabulüne denildiği halde davacının 478 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki düzeltim isteği yönünden olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Hal böyle olunca, HMK’nun 297/1-c ve 2.maddesine uygun biçimde karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Davalı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün yukarıda açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.