YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13058
KARAR NO : 2014/16671
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : CEYHAN SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/819-2014/505
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 09/01/2014 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği ancak 13/02/2014 tarihli duruşmadan haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, bu nedenle takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına, akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar, davacının davadan feragat ettiği gözetilerek feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir ise de, bu husus temyize getirilmemiş olup, davalı taraf vekâlet ücretine hasren kararı temyiz ettiğinden değinilen yön bozma nedeni yapılmamıştır.
Hâl böyle olunca, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğine göre davalı lehine AAÜT’nin 7.maddesinde belirlenen avukatlık ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dava; tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkindir.
Davacı, 9.1.2014 tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiş, 13.2.2014 tarihli duruşmaya katılmamıştır. Mahkemece aynı tarihli oturumda davacının hazır olmadığı gerekçesiyle HMK nın 150.maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Söz konusu karar Hazine vekilince vekâlet ücretine hasren temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere feragat ile uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün sonuçları ortaya çıkar. 6100 sayılı HMK’nın 310. maddesi gereği feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği gibi, feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın kabulü veya mahkemenin muvafakatına da bağlı değildir.
Feragat ile uyuşmazlık sona erdiğine göre, artık sona ermiş bir uyuşmazlık hakkında “davanın açılmamış sayılmasına” karar vermek de mümkün değildir. Feragat ile sona eren davanın sonuçları farklı, açılmamış sayılmasına karar verilen davanın sonuçları farklıdır. Feragat ile sona ermede davayı yeniden açmak mümkün değil iken, açılmamış sayılmasına karar verilen bir davayı yeniden açmak mümkündür. Somut olayı ele aldığımızda; davacı bu davayı yeniden açtığında, davalı vekili davadan feragat edildiğini ileri sürerken davacı da davanın açılmamış sayıldığını, mahkemenin kararının bu yönde olduğunu ileri sürecektir. Böyle bir çelişkiye meydan vermemek için davanın mahkeme kararıyla da feragatla sonuçlandırılması gerekir.
Sayın çoğunluk temyizin yalnız vekalet ücretine hasren yapıldığını, temyiz kapsamı dışına çıkılamayacağını belirtmişse de, 6100 sayılı HMK’nın 369. maddesinde” (1) Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. ” düzenlemesi getirilmiş, henüz istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmemesi nedeniyle temyiz işlemlerinde hâlen uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK’un 439/2. maddesi de” Mahkemei Temyiz iki tarafın iddia ve müdafaatiyle mukayyet olmayıp kanunun sarih maddesine muhalif gördüğü diğer esbaptan dolayı da temyiz olunan kararı nakzedebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu bu yasal düzenleme karşısında Yasanın açık hükmünün ihlal edildiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Nitekim Dairenin 2014/ 13064E, 2014/16055K sayılı 20.10.2014 tarihli kararı da bu yöndedir. Bu nedenlerle kanunun açık hükmüne aykırı olan yerel mahkeme kararının “feragat nedeniyle davanın reddine ve davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine” gerekçesiyle bozulması gerekirken aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.