YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1366
KARAR NO : 2014/3156
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2009/480-2013/108
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve alacak davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı (birleşen davanın davacısı) A.. A.. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise alacak isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden, asıl davanın davacıların kayden maliki oldukları 4 parsel sayılı taşınmazı davacılardan G.. G..’nun eşi D. A. G.’nun borçlarının ödenebilmesi için davalı A.. A.. tarafından temin edilecek kredi karşılığında adı geçene satış yoluyla temlik ettiklerini, alınan kredi taksitlerinin tamamen kendileri tarafından ödenmesine rağmen taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiyle eldeki davayı açtıkları, birleşen davanın davacısının ise kullanılan kredinin 21.04.2008 tarihli 7.920,64 TL, 17.06.2008 tarihli 10.167,03 TL, 23.09.2008 tarihli 8.009,38 TL, 15.10.2009 tarihli 7.960,08 TL 21.11.2008 tarihli 8.004,38 TL tutarındaki toplam 42.061,51 TL’lik taksitlerinin tarafından ödediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00.-TL ‘nin tahsiline karar verilmesini istediği, asıl davanın davcıları tarafından G.. G.., H. G., A.. A.., H. A. ve D. A. G. imzasını taşıyan tarihsiz taahütnamedir başlıklı bir belge ibraz ettikleri anlaşılmıştır.
Gerçektende dosya içerisinde bulunan ve 4 parsel sayılı taşınmazın kredi temin edilmek amacıyla A.. A..’a temliki ile kredi ödemeleri tamamlandıktan sonrada maliklerine iadesi yönünde hükümler içerip, davalı tarafından içeriği ve imzası inkar edilmeyen taahhütname başlıklı belge inançlı işlemin kanıtı niteliğindedir.
Mahkemece tarafların gösterdiği kanıtlar toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler asıl ve ek raporlarında özetle” ilgili banka tarafından dosyaya ibraz edilen 2, 5, 6 ve 7 nolu taksitlere ait ödeme dekontlarının altında A.. A.. tarafından yatırılmıştır ibaresi yazılarak imzalandığını ancak davacılar tarafından ibraz edilen 2, 5, 6 ve 7 nolu taksitlerin ödeme dekontlarında ise sözü edilen açıklamanın bulunmadığını belirtilerek sonuçta bankaya ödeme yapılırken 2 adet dekont tanzim edildiği, bir örneğinin işlemi yaptıran kişiye, bir suretinin ise bankada kaldığı göz önünde bulundurulduğunda 2, 5, 6 ve 7 nolu taksitlere ait ödeme dekontlarının bankada kalan nüshalarında A.. A.. tarafından yatırılmış ibaresi ve imza
bulunduğunu, davacılar tarafından ibraz edilen nüshalarda ise imza ve şerh bulunmadığını, hayatın olağan akışı gereğince ödeme yapan bir şahısta evrakın orjinalinin bulunacağını, davacıların dekontların orjinalinin kendilerinde olduğunu beyan etmeleri karşısında söz konusu ödemelerin davacılar tarafından yapıldığının kabulü gerekeceğini, bankaca gönderilen dekontlardaki ödemelerin A.. A.. tarafından yapıldığına dair yazılı ibarenin neye dayanılarak belirtildiğinin anlaşılamadığını, aynı işleme ait bir biririnin aynı dekontlardan birinde şerh ve imza bulunup, diğerinde ise şerh ve imzanın bulunmaması halinde imzalı nüshanın sonradan imzalandığının kabulünün gerektiğini ve kredinin 1. taksidi olan 7.920.64 TL’nin davalı birleşen dosya davacısı A.. A.. tarafından ödendiği, asıl dava davacılarının bu miktarı adı geçene ödemediklerini” belirtmişler, mahkemecede bilirkişi görüş ve kanaati esas alınarak 2, 5, 6 ve 7 nolu kredi ödemelerinin davacılar tarafından yapıldığı sonucuna varılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak mahkemece 2, 5, 6 ve 7 nolu taksitlerin ödenmesine ilişkin banka tarafından gönderilen dekontlar ile davacıların ibraz ettikleri dekontlar üzerinde yeterince durulmamış, farklılığın nereden kaynaklandığı hususunda tam bir araştırma yapılmamış ve ödemelerin asıl davanın davacıları tarafından yapıldığı kanaatine de nasıl ulaşıldığı gerekçeli kararda tartışılmamıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle 2, 5, 6 ve 7 nolu taksitlere ait 17.06.2008, 23.09.2008 15.10.2009 ve 21.11.2008 tarihli dekontlar ile davacıların ibraz ettiği dekontlar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığının üzerinde durulması, bankacılık konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması ve alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak eksik soruşturma ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
Davalı-birleşen dosya davacısı A.. A.. vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.